menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Terzi de biziz, örtü de: Kırkyamayı dikecek irade

34 0
11.05.2026

İki haftadır, otoriterliğin ve yargı kuşatmasının bireylerin ve toplumun ruhunda açtığı gedikleri, bizi nasıl bir eylemsizliğe mahkûm ettiğini anlatmaya çalışıyorum. Bir yanda "kurtarıcılar" bekleyenlerin büyüklenmeci fantezileri, diğer yandan korkusunu "rasyonel analiz" maskesiyle pazarlayanların teslimiyetçiliğinin yarattığı bu felç edici iklimde, artık esas soruya odaklanmalıyız: Ne yapmalı?

Pek çok muhalif bireyin bilinçdışında yankılanan "insanüstü güçlerle donatılmış kusursuz kahraman lider tarafından kurtarılma" rüyası, aslında maruz kaldığımız radikal çaresizlikle baş etme çabası. Anıtkabir biraz da bu yüzden dolup taşıyor. Bu fantezi toplumsal muhalefeti akılcı bir örgüt olmaktan çıkarıp mucize bekleyen bir inanç grubuna dönüştürüyor. Dışarıdan gelecek bir mucize beklerken, içimizde ise kendimizi "bulunmaz Hint kumaşı" sanma tuzağına düşüyoruz.

∗∗∗

Bu büyüklenmeci fantezi, çevremizdeki her lideri "yetersiz" bularak linç etmemize neden oluyor. Lider adaylarına yönelttiğimiz "Beceremiyorsun!" saldırısı, aslında kendi eylemsizliğimizin ve korkumuzun dışsallaştırılması. Kendi içimizdeki kusursuz kahraman imgesini korumak için, sahadaki her insani eksiği birer felaket senaryosuna dönüştürüyoruz. Oysa gerçek direnç, bu "olağanüstü" anları beklemekte değil, sıradan ama hep devam eden eylemlerin akışında.

"Nasibini almışların" teslimiyetçi........

© Birgün