menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Oryantalist siyasal İslamcılar

61 0
18.05.2026

Geçen hafta İstanbul’da "World Decolonization Forum" (Dünya Sömürgecilikten Kurtulma Forumu) adı altında yapılan toplantı, bir kez daha siyasal İslamcıların entelektüel olarak ne denli sömürgeleştirilmiş zihinlere sahip olduklarını gösterdi. Kendilerini “doğulu, Müslüman” ve Osmanlı atalarının devamı, hatta yeniden doğuşu olarak görmelerine karşın "fetihçilik" üstüne tek bir eleştirel değerlendirme yapılmamış olması ise sürecin üzerine “tüy dikti”. Batının sömürgeciliği varsa, bizim de fetihçiliğimiz vardı; üstelik bu fetihçilik, geçmişte o memleketlerde çok sayıda kıyıma yol açmıştı. Bugün sömürgecilik karşıtı bir forumda, tam da İstanbul’dan yükselen bir sesle, "atalarımızın yok ettiği diller, dinler ve etnik gruplardan özür dileriz" mealinde ağız ucuyla da olsa iki çift laf eden çıkamadı.

Bu durum basit bir ikiyüzlülükten öte, çok daha derin bir sömürgeleşmiş zihniyetle mümkün. Çünkü siyasal İslam’ın hakikati araçsallaştırma biçimi, yalnızca basit bir yalan söyleme pratiği değil; toplumsal hayatın her katmanına sızan derin bir yabancılaşma ve ideolojik illüzyon mekanizması. Bu çarpıtmalar, sınıfsal çelişkilerin üzerini örterken kitlelerin estetik ve manevi duyarlılıklarını sömüren bir tür "sahte bilinç" üretiyor. Siyasal İslam, kapitalist modernleşmenin tüm imkânlarını ve hatta yolsuzluk, adam kayırmacılık, çetecilik gibi ahlaksızlıklarını da sonuna kadar kullanırken aynı anda söylem düzeyinde konforlu bir modernite karşıtı retorik geliştiriyor.

Sömürgecilik sonrası neoliberal ideolojinin en başarılı "meta"larından biri "batı kurgusu". Bu kurgu, coğrafi bir bölgeyi değil, tarihsizleştirilmiş ve sterilleştirilmiş bir........

© Birgün