menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Okul saldırıları ve ruhsal yarılma: Siverek'ten Maraş'a Şiddet

47 0
20.04.2026

Siverek ve Kahramanmaraş’taki okullarda patlayan silahlar, sadece "münferit" birer kriminal vaka ya da basit birer "güvenlik zafiyeti" değil. Herhangi bir psikiyatrik hastalığın sonucu ise hiç değil.  Türkiye Psikiyatri Derneği’nin de altını çizdiği üzere; bu olaylar çocuk ve ergen ruh sağlığını, eğitim hakkını ve toplumsal iyilik halini doğrudan hedef alan sistemik bir krizin dışavurumu. (https://psikiyatri.org.tr/4107/sanliurfa-ve-siverekteki-okul-saldirilari-hakkinda-basin-aciklamasi) Ancak bu krizi doğru okumak için, okulu sadece dört duvar, saldırganları ise "hasta" kişiler olarak görmekten vazgeçmemiz gerekiyor.

Saldırıları gerçekleştirenlerin sosyo ekonomik durumları, ruhsal sıkıntıları, cinsel yönelimleri, politik ve dini inançları ya da inançsızlıkları ile saldırı arasında nedensel bağ kurmaya kalkanlar, eğer bilgisiz değillerse kötü niyetli, sorumluluktan kaçan ya da böylesi bir acıdan bile politik rant devşirmeye kalkan ahlaksızlardır. Bu değişkenlerden hiçbiri ile okul saldırıları arasında nedensel bağ bilimsel olarak gösterilmiş değil.

Günümüzün eğitim sistemi, okulu bir aydınlanma ve özgürleşme mekânı olmaktan çıkarıp, piyasaya standartlaştırılmış işgücü üreten soğuk bir fabrikaya dönüştürmüş durumda. Okul koridorları artık bilgilenerek özgürleşen, bir arada olarak dayanışmanın erdemini geliştiren “güvenli yuva” olmaktan çıkarıldı; "herkesin herkesle rekabet ettiği" acımasız bir pazar yerine........

© Birgün