İkiyüzlü emperyalizm aşkı!
“Batı”yı, ABD ve Avrupa’yı kapsayan bir “akran grubu” sayarsak, Avrupalıların Trump’ın “akran zorbalığı” altında şimdi nasıl acı çekerek kıvrandığını Davos’ta gördük. İnsan hakları ve demokrasi söylemiyle süsleyip de gizleyemedikleri “emperyalizm aşkı”nın iki yüzlülüğünü Grönland teşhir etti.
Orta büyüklükteki balıklar büyük balıkla birlikte küçükleri yutarken iyiydi ama Grönland’da kendilerinin de yem olduğu yeni bir dünya düzeniyle yüzleştiler.
Son Venezuela ve Maduro örneğinde, haydut başının eylemi karşısında sadece mırın kırın ettiler, “Maduro bir diktatör, halkına zulmediyor!” dediler.
Sırada İran var. Söylem aynı. Mollalar diktatör, İranlılar aç ve özgürlükten yoksun. Yüzlerce muhalif infaz edilecekken “iyi kalpli haydut” sayesinde kurtuldular!
Filmi geriye sarın ve Irak’a bakın. Saddam diktatördü, Iraklılar özgürlüğü hak ediyordu. Batı, “haydut başı”nın öncülüğünde Iraklıları özgürleştirmeye koştu.
O “özgürleştirme”nin sonuçları ortada: Milyonlarca Iraklının ölümü, paramparça bir ülke ve tüm bölgeye müdahale bahanesine dönüşen IŞİD’in doğuşu!
Libya? Kaddafi de diktatördü, NATO müdahalesini hak etmişti! Libya’nın hali de belli.
Özgürlük, demokrasi, insan hakları bahane, emperyalizm şahaneydi. Afganistan orada, Suriye burnumuzun dibinde. Hep........
