Gazeteci, sendikacı, çevreci politikacı ve demokrasi!
Epeydir aynı şeyleri yaşıyoruz, bir distopya filmini tekrar tekrar izler gibi. İktidarın canlı yayına bir türlü yanaşmadığı İBB davasında dün serbest bırakılan 18 kişiyi filmin bir saniyelik nefes alma sahnesi sayan çıkar mı, bilemiyorum.
Çok geriye gitmeye gerek yok, sadece son günlere bakalım. A. Uludağ’ın ardından İ. Arı, gazeteciliğin yüz akları, “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma”ktan, üstüne asla yapışmayacak “casusluk” iddiasıyla hapsedilen Merdan (Yanardağ) abilerinin yanına gönderildiler.
Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği, Mart 2026’da izlediği 19 davada en az 130 kişi yargılandığını, bunların yüzde 42’sinin gazeteci olduğunu, en yaygın suçlamaların da; “Cumhurbaşkanına hakaret”, “kamu görevlisine hakaret”, “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” ve “yanıltıcı bilgiyi yayma” gibi ifade özgürlüğüne yönelen suçlamalar olduğunu raporlaştırdı.
CHP Milletvekili U. Çakırözer’in, "Mart ayında 40 gazeteci yargılanırken, 7’si gözaltına alındı; tutuklu gazetecilere destek eylemleri polis ablukasıyla engellendi" dediği raporu da gazetecilerin “dezenformasyonla mücadele” gerekçesiyle baskı altında olduğunu ortaya koydu.
Gazeteciler böyle baskı altındaysa halktan saklanan şeyler vardır ve........
