menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ahmet Hoca ve ölmek…

60 0
19.05.2026

Belli bir yaştan sonra insan ölümle daha çok haşır neşir oluyor, daha çok ölüm oluyor etrafında. Doğal bu. Daha çok mu düşünüyor ölümü, emin değilim.

Dün Ahmet Hoca’yı toprağa verdik. Ankara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi iletişim fakültelerinin dekanlarından, iletişim alanının tanınmış akademisyenlerinden, binlerce öğrencinin ve meslektaşının hayatına dokunmuş bilim insanlarından birini… Prof. Dr. Ahmet Tolungüç’ü…

Hayata dair sağlam bir felsefem, ilkem olduğunu söyleyebilirim. Ölüm ise üzerinde çok düşündüğüm bir şey değil. O konuda Epikuros kafasındayım, hani ölümden korkmanın anlamsızlığını vurgulamak için “Biz varken ölüm yoktur; ölüm geldiğinde ise biz yokuz!” demiş ya. Madem asla bir arada olamıyorsun, korkmak ne kadar anlamsızsa düşünmek de o kadar anlamsız olmalı.

Hayat felsefemi de “dost-arkadaş biriktirmek” olarak özetleyebilirim. Dostlarım, arkadaşlarım en büyük servetim benim. Hazinem!

Ahmet Hoca’nın ardından bir üzüntü cümlesi kuracaksam, o hazineye biraz geç katılmış olmasıdır. Keşke yolumuz çok daha önce kesişse, çok daha fazla şey paylaşabilseydik birlikte.

Ölümünü duyunca “İyilikleri ile anılsın!” dedi Dr. Yılmaz. Ahmet Hoca’nın iyilikten başka bir şeyle........

© Birgün