menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Mutlak toparlan çağrısı

30 0
yesterday

Mutlak butlan kararı ve Perşembe gününden bu yana yaşanan yargı darbesi, aslında AKP rejiminin ülkeyi yönetemediğinin, halka sunacak bir vaadinin bile kalmadığının kanıtıdır. Kılıçdaroğlu ve avenesi bu oyunda olsa olsa basit bir piyon görevi ifa edebilir. Artık toplumda ve CHP tabanında hiçbir karşılıkları kalmamıştır. Sadece ihtiraslarının peşinde koşan kaybettiklerini bir türlü kabul edemeyen “kimliğini yitirmiş” bir güruhturlar.

Anlaşılıyor ki, iktidar zaten pek demokratik sayılamayacak “normal’’ koşullarda bile seçime girecek cesareti kendinde göremiyor. Ancak bölünmüş, parçalanmış, kendi kavgalarından başını kaldıramayan bir muhalefet tablosuyla seçime gidilirse Saray’ın egemenliğinin sürebileceğini düşünüyor. Ana muhalefetin liderini bile kendi atayarak yola devam etmekten başka çare göremiyor.

Gelgelelim mutlak butlan kararının açıklanmasından sonra başta sol partiler, sendikalar, meslek kuruluşları gelmek üzere toplumsal muhalefetin tüm unsurları bu haksız ve hukuksuz karara karşı net bir tavır aldılar. Örgütlü-örgütsüz tüm vicdanlı bireyler de tepkilerini dile getirdiler. Kendi sosyal çevremde kafası karışan, yaratılmaya çalışılan CHP içi kaos ortamından tereddüde kapılan hiç kimse çıkmadı. Aksine insanların rejime öfkesi kabardı, haksızlığa uğrayana sahip çıkma duygusu güçlendi.

Zaten toplumun büyük çoğunluğunun aklını çelemeyeceklerini, kalplerini kazanamayacaklarını kendileri de biliyorlar. Tüm istedikleri, bizlerin karamsarlığa kapılması, ülkede köklü bir değişim olacağından umudu kesmesi, siyaset ve toplumsal mücadelelerden elini eteğini çekmesi, kadere rıza göstermesidir. Ya da yola getirilmiş, düzenin sınırlarını zorlamayan, kaybetmeye alışmış bir muhalefetin kendi dümen sularına girmesi…

ASYA TİPİ DEMOKRASİ

Bir dönem Avrupa tipi demokrasiden söz edenler; giderek muhalefet liderlerinin tutuklandığı/siyasetten menedildiği, binaların basıldığı, yolsuzluk/darbecilik/azmettirme gibi suçlardan kovuşturulduğu Pakistan, Hindistan, Bangladeş gibi Asya ülkelerinden adeta kopya çekiyorlar. Trump’ın otoriter, ülkesinde “dediğim dedik” lider tipinden hoşlandığını, Rahip Brunson vakasındaki gibi fırça çekince yola geldiğini bildiği Erdoğan’la kimyasının uyuştuğunu biliyoruz.

O da Gazze konusunda tüm esip gürlemesine karşın, Trump’a yönelik “Dünyanın asırlardır beklediği lider” tarzı abartılı iltifatlarla ABD’ye sadakatini kanıtlamaya çalışıyor. Türkiye’yi ezeli ve ebedi lideri Trump diye tarif edilen........

© Birgün