Ekonomi ikili kıskaçta
Geçtiğimiz hafta cari denge verileri ve Merkez Bankası’nın (TCMB) 2026 2'nci Enflasyon Raporu yayımlandı. Her iki cephede de ciddi sorunlar yaşandığı bir kez daha doğrulanmış oldu.
Cari açık Mart ayında 9,7 milyar dolarla Ocak 2023’ten bu yana en yüksek düzeyinde gerçekleşti. Daha da vahimi, yılın ilk üç ayının cari açığı 23,7 milyar dolara ulaşarak Orta Vadeli Program’da tüm 2026 yılı için öngörülen 22,3 milyar doları daha şimdiden aştı.
Enflasyon Raporu’nda da 2026 yılı hedefi yüzde 16’dan yüzde 24’e, tahmini ise yüzde 18’den yüzde 26’ya çekilerek bir anlamda dezenflasyon programında havlu atıldı. Ayrıca bir tahmin aralığı sunma uygulaması da “enflasyon görünümünün belirsizliği” bahanesiyle rafa kaldırıldı. Söz gelimi, eğer alt sınır yüzde 22, orta nokta yüzde 26, üst sınır yüzde 30 şeklinde alışılageldik tarzda bir aralık belirlenseydi; 2025 için umut edilen ancak başarılamayan, enflasyonu en azından yüzde 30’un altına indirme hedefinin yine pas geçileceği algısı yaygınlaşacaktı. Belli ki bundan kaçınıldı.
İsterseniz önce Enflasyon Raporu’nun satır aralarına bir göz atalım, sonra da enflasyon-cari açık ikileminin çözümünün neden giderek zorlaştığı konusuna eğilelim.
ENFLASYONA SAVAŞ BAHANE OLDU
Öncelikle, enflasyon sorununu “rapor döneminde yaşanan jeopolitik gelişmeler” şeklinde ifade edilen İran Savaşına, bu sürecin küresel enerji ve emtia fiyatlarındaki yükselişe bağlama eğilimi hissediliyor. Doğru, bir enerji ithalatçısı olan Türkiye’yi bir önceki raporda 2026 için 60,9 dolar varsayılan ortalama petrol fiyatının 89,4 dolara yükseltilmesi olumsuz etkiler. Gelgelelim aynı metinde 2026 yılı enflasyon beklentilerinin Ocak-Nisan aralığında gelişmiş ülkeler için yüzde 2,1’den yüzde 2,8’e; gelişmekte olan ülkeler içinse yüzde 3,4’ten yüzde 4,0’e çekildiği bilgisi veriliyor. Başka coğrafyalarda 1 puanın altında enflasyon artışına yol açan bu gelişmenin, bizim ekonomide niye 8 puanlık bir sıçramaya neden olduğunun cevabı verilmiyor.
Nitekim, savaşın etkilerinin hissedildiği Nisan ayında manşet enflasyon yüzde 4,18’e ulaşırken, enerji fiyatlarını dışarıda bırakan B ve C endeksleri de yüzde 3,42 ve yüzde 3,46 gibi yüksek oranlarda artmış bulunuyor. Hatırlanırsa daha savaş patlak vermeden ilk 2 ayın enflasyonu yüzde 8’e dayanmıştı. Zaten Rapor Nisan ayı itibarıyla enflasyonun ana eğiliminin aylık yüzde 2,3’e yükseldiğini ifade ediyor. Bu da yıllık yüzde 30’un üzerinde (yüzde 31,4) bir enflasyona denk geliyor.
TCMB kendine teselli olarak enflasyonu ivme kaybeden kalemler olarak 2026’nın ilk 4 ayında yüzde 14,1 ve yüzde 14,7 artış gösteren kira ve eğitimi sıralıyor. Ancak bu “olumlu” veriler bile söz konusu........
