menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

NATO zirvesi öncesinde Batı’nın Erdoğan’a bakışı

57 0
27.06.2026

Özel haberlerimizi ve günün öne çıkan gelişmelerini kaçırmamak için BirGün’ün WhatsApp kanalını buraya dokunarak hemen takibe alabilirsiniz.

Almanya’nın önde gelen haber dergilerinden Der Spiegel’in son sayısında yer alan Türkiye analiz Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı “rahatsız edici” ya da “huzursuzluk veren” ya da en hafif haliyle “zor” bir ev sahibi olarak tanımlayan bir başlıkla yayınlandı: “Der umbequeme Gastgeber”.

Önümüzdeki günlerde NATO zirvesine ev sahipliği yapacağı için Türkiye’yle ilgili Batı medyasındaki yayınlarda sıkça rastladığımız gibi bu analiz de görece sert bir başlıkla ve giriş cümlesiyle başlıyor, anca “Türkiye’nin (ya da Erdoğan’ın bizzat kendisinin) Batı için ne kadar vazgeçilmez” olduğuna dair değerlendirmelerle bitiyor. Erdoğan’ın Almanya ziyaretleri öncesinde medyada sıkça görülen “hoş gelmeyen misafir!” gibi başlıklar artık geride kaldı. Bu yayınlar paralelindeki NATO’nun “çoğulcu demokrasiyi temel değer olarak benimseyen ve savunan bir ittifak olduğuna” dair uyarıların dozu da artık iyice hafiflemiş durumda.

Almanya’daki ana akım medyanın ve iktidardaki merkez sağ-sosyal demokrat ittifakın Türkiye’yle olan ilişkilere bakışının çok iyi bir biçimde kaleme alınmış son analiz, ittifakın Ankara’da misafir edilecek Avrupalı başlıkta “zor ev sahibi” olarak tanımlanan Erdoğan için hiç de “zor misafir” olmayacaklarının bir belgesi adeta.

Şöyle başlıyor:

“Türkiye. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ülkesindeki demokrasiyi tasfiye ediyor. Ancak şu an dünya siyasetinde açısından onu görmezden gelmek mümkün değil. Batı, temmuz başında Ankara'da yapılacak NATO zirvesi öncesinde, bu farklı durumu nasıl idare edeceğini kendine sormak zorunda.“

Analizin içinde Erdoğan’a ilişkin başlıktakinden daha sert ifadeler de var. İç politikaya ilişkin bölümlerde “otokrasi“, “despotizm“ kavramları, Türkiye’yle ilgili daha önceki analizlerdeki yoğunluktaki kadar olmasa da, devreye sokuluyor. Erdoğan’ın 2023 seçimlerinden sonra popülaritesinin azaldığına ve hemen hemen tüm metropollerdeki seçimleri kaybettiğine dikkat çekildikten sonra “Cumhurbaşkanı, artık bir seçimi olağan yollarla kazanamayacağının fark etmiş olmalı. Muhtemelen bu yüzden de ülkeyi artan bir şiddetle yönetiyor“ deniliyor.

Bundan sonrasını aktaralım:

“Devlet başkanının Türkiye'yi bir otokrasiye dönüştürme sürecini ne kadar utanmazca yürüttüğü, en büyük muhalefet partisi olan Cumhuriyet Halk Partisi'ne (CHP) karşı........

© Birgün