"Bu bir çocuk koruma yasası değil, vazgeçme yasası"
Özel haberlerimizi ve günün öne çıkan gelişmelerini kaçırmamak için BirGün’ün WhatsApp kanalını buraya dokunarak hemen takibe alabilirsiniz.
Hukukun en yaralı kavramlarından biridir "suça sürüklenen çocuk". Bu ifade bize suçun failinin bir çocuk olmadığını, o çocuğun bir yetişkinler dünyası, çevre ve sistem tarafından suça doğru itildiğini, sürüklendiğini söyler. Nitekim TBMM'de hazırlanan taslak rapor da bu gerçeği tüm çıplaklığıyla önümüze koydu. Ancak hemen ardından AKP tarafından Meclis'e sunulan yeni kanun teklifi, devletin bu çok katmanlı toplumsal yarayı iyileştirmek yerine, sorumluluğu üzerinden atıp suçu yine çocuğun sırtına yüklemeyi seçtiğini gösteriyor.
Teklif yasalaşırsa, 15-18 yaş arasındaki çocuklara belirli suçlarda müebbet, hatta ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilebilecek. Çocukların infaz rejimleri ağırlaştırılacak, cezalarına eğitim evlerinde değil kapalı cezaevlerinde başlanacak. Peki bir çocuğu müebbet hapse mahkûm etmek hangi suçu önleyecek? Hangi çeteyi çökertecek, hangi yoksulluğu bitirecek?
Hiçbir çocuk suçlu doğmaz. Çocuk, içine doğduğu ailenin, büyüdüğü mahallenin, soluduğu iklimin ve en nihayetinde onu korumakla yükümlü olan devletin aynasıdır. Meclis komisyonunun cezaevlerindeki 6137 çocukla yaptığı araştırmanın sonuçları, bu çocukların suça nasıl adım adım itildiğinin adli bir anatomisi niteliğinde. Rapora göre, cezaevindeki çocukların yüzde 52,8'i daha adli süreçle tanışmadan önce okulu tamamen bırakmış.
Kopuşun ne kadar........
