Çocukluğumuz aslında geleceğimiz
Her şey çok farklı olabilirdi aslında. Çocukluğumuza dönebilsek o dönem yaşadıklarımıza başka bir pencereden bakabilsek belki bugün bambaşka insanlar olabilirdik. Şu anda büründüğümüz karakterlerin en büyük mimarı çocukluğumuz. Daha doğrusu nasıl bir çocukluk geçirdiğimiz, nasıl bir ailede yetiştirildiğimiz. Mahalle, okul ve sosyal çevremiz şu anda bizi var eden unsurlar. Babam pilot annem ise ev kadınıydı. O zamanlar havacılık sektörü günümüzdeki gibi gelişmiş bir güvenliğe sahip olmadığından babamın eve dönüşünü hep büyük kaygıyla beklerdim. Bu da beni az çok kuruntulu bir insan yaptı. Sevdiğim insanlar dünyanın neresinde olursa olsun onları hep merak ettim. Ölüm korkusunu kendim için değil ama sevdiklerim için çok yaşadım. Hâlâ da bu takıntım devam ediyor. Aslında ölüm dediğimiz bir doğa olayı. Ortaçgil’in “Yağmur” şarkısında zaten bu bir cümleyle o kadar güzel anlatılmış ki: “Her şey olur her şey büyür her şey geçer hayat kalır”. Son zamanlarda yaşadığım kayıplar o kadar çok arttı ki. Birkaç ay içerisinde hepsi de benden küçük üç değerli müzisyen dostumu........
