menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İran direniyor: Emperyalizmin kan kumarı

41 0
04.03.2026

ABD-İsrail barbarlığının son hedefi İran oldu. Aylardır İran’a yönelik tehditlerini artıran ve ilk tacizlerini haziran ayında yapan katliam ortakları, nükleer müzakereler devam ederken 28 Şubat sabahı tarihin gördüğü en alçak saldırılardan birini başlattı. Saldırılarda İran’ın dini lideri Ali Hamaney ile birlikte 50’ye yakın üst düzey devlet yetkilisinden ilkokul çağındaki 168 çocuğa kadar, sadece 4 günde 787 İranlı öldürüldü. Emperyalizm, kuzeyden güneye, doğudan batıya tüm yerkürede bir kez daha insanlığın en büyük düşmanı olduğunu kanıtladı.

Saldırının ilk gününde Hamaney’in öldürülmesi hiç şüphesiz beklenmedik ve “şok” etkisi yaratan bir gelişmeydi. Öyle anlaşılıyor ki bu İran devlet aygıtı için de geçerliydi. Hamaney’in ardından dile getirilen şehitlik anlatısı ideolojik, tarihsel ve inançsal motivasyon üzerinden rejimin hasar gören omurgasını onarmayı amaçlıyor. Büyük ölçüde de başarılı olduğu söylenebilir. Ancak “Hamaney şehit olmayı tercih etti” türü bir yaklaşım gerçeği perdelediği gibi suikastı da sıradanlaştırıyor. İran açısından tahmin ve öngörü hatasından kaynaklanan bir güvenlik zafiyeti olarak değerlendirilebilecek bu olay, ABD ve İsrail’in ne denli gözü dönmüş hale geldiğini de gösteriyor. Hamaney, İran’ın uzun yıllardır en tepe ismi, rejimin simgesi ve belkemiğiydi. Üstelik sadece o değil, kritik görevler yürüten 49 yönetici de (Hamaney’in aile bireyleriyle birlikte) öldü ve her şey başlarken bu tercih edilecek bir seçenek olmaktan çok uzaktı.

Trump ise “'İran'ın askeri liderliğini ortadan kaldırmak için 4-5 hafta gerekir' demişlerdi, bir günde hallettik” diyerek erken bir zafer ilan etti. Her zamanki gibi küçümseyici ve alaycı sözler kullandı. Hamaney’in öldürülmesi sonrası yaptığı açıklamada şu cümleleri kurdu: “Ülkeyi kimin yönettiğini bilmiyoruz. Onlar da kimin yönettiğini bilmiyorlar. Bu biraz işsizlik kuyruğuna benziyor.” Bir ülkeye füze yağdırıp kentleri yıktıktan ve çoluk çocuk yüzlerce cana yaşadığı toprağı mezar ettikten sonra failin takındığı bu küstah tavır, aslında emperyalist zalimliğe engel olamayan, hatta onu “müttefik” gören, “endişeliyiz” ve “üzgünüz”den başka bir şey diyemeyen tüm devletlerin ayıbı. ABD ve İsrail’e ses çıkarmayıp İran’ın verdiği meşru karşılıkları “kınayanlara” ise diyecek bir şey yok; onlar zaten........

© Birgün