menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yeni Orta Vadeli palavralar!

40 0
14.09.2026

Özel haberlerimizi ve günün öne çıkan gelişmelerini kaçırmamak için BirGün’ün WhatsApp kanalını buraya dokunarak hemen takibe alabilirsiniz.

Yeni Orta Vadeli Program (OVP) Resmî Gazete’nin 6 Eylül 2026 tarihli mükerrer sayısında yayımlandı. Kuşkusuz OVP ekonomi ve sosyal politikalar açısından önemli bir resmi metin. Ancak tıpkı Demirel’in plan karşıtlığının simge cümlesi “bize plan değil pilav lazım” gibi AKP iktidarının da plan ve programı çok önemsediğini düşünmüyorum. Hükümetin OVP gibi resmi belgelere bağlı kaldığını, dahası kamu yararına ve hukuka uygun bir planlama ve programlama yaptığını söylemek zor. Rejimin siyasal ihtiyaçlarına uygun olarak her an yeni hedefler ve programlar yapılabilir. O nedenle OVP’den büyük beklentiler çıkarmanın veya onu bir seçim ekonomisi metni olarak okumanın doğru olmadığını düşünüyorum. Yeni OVP ile halk sınıflarına yıllardır tekrarlanan palavralar bir kez daha anlatılıyor.

"Palavra" sözcüğü, günümüz Türkçesinde herhangi bir konuda gerçeğe aykırı, uydurma söz; balon haber; uzun ve boş konuşma anlamına geliyor. Orta Vadeli Program (OVP) özellikle vatandaşı ilgilendiren boyutuyla bu tanıma uyuyor bence. O nedenle özellikle kamuoyunda yaratılan beklenti ve yapılan değerlendirmelere bakınca “yeni bir orta vadeli palavra yığınıyla mı karşı karşıyayız?” diye sormadan edemiyor insan.

BİR SINIRLAYICI OLARAK OVP

OVP dün de bugün de bir planlama ve programlama metni değil, bir hedefleme ve sınırlama aracı olarak işlev gördü. Temel amacı emeği, çalışanı ve emekliyi korumak değil makro ekonomik beklentileri yönetmek oldu. Yeni OVP’nin de asıl işlevinin bu olacağını düşünüyorum. OVP ile halka palavra anlatılırken sermaye çevrelerine “güven” telkin edilmeye çalışılıyor.

Malum, Orta Vadeli Program (OVP), 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu uyarınca hazırlanan, Cumhurbaşkanı kararıyla yayımlanan ve bütçe hazırlığının çıpasını oluşturan üç yıllık bir makro çerçeve belgesi. Ama OVP'yi bir "plan" olarak okumak yanılgı olur. OVP bir beklenti yönetimi ve hedef düzenleme aracıdır. Enflasyon hedefi, gerçekleşeceği için değil, ücretin ve emekli aylığının referansı (kısıtı) olacağı için yazılır. Hedef tutmadığında –ki hiç tutmadı— OVP’yi yazanların yüzü kızarmaz ama olan vatandaşa olur.

Öte yandan idari bir metin olmasına rağmen OVP, Meclis'in bütçe hakkını fiilen sınırlar. Örneğin yeni OVP’de kamu idarelerinin 2027, 2028 ve 2029 yıllarına ilişkin ödenek teklif tavanları belirlenmiştir. Bütçe teklifleri bu tavanlara göre hazırlanır. Diğer bir ifadeyle kamu harcamalarının üst sınırı, Meclis konuyu görüşmeden aylar önce idari bir belgeyle çizilmiştir. Meclis elbette bu idari metnin sınırlarını aşabilir ama son yıllarda hiç aşmadı. O yüzden OVP ile çizilen bütçe çerçevesinin Meclis’te de onaylanacağını öngörmek kehanet değil. Bu yazının asıl konusu OVP değil, OVP’de çalışma hayatı ve sosyal güvenlik alanlarında neler olduğudur. OVP’nin sosyal-sınıfsal boyutuna bakmaya çalışacağım.

OVP’DE BİR OKSİMORON!

OVP’lerin çalışma hayatı açısından alâmet-i farikası "esnek ve yeni nesil çalışma biçimleri" ifadesidir. Bu ifade uzun yıllardır OVP'de var, ama dili biraz değişti. Eskiden "düzenleme yapılacak" deniyordu. Son OVP'de bu, "mevzuat düzenlemelerinin etkin uygulanması sağlanacak, ikincil mevzuat çalışmaları tamamlanarak güvenceli esneklik yaygınlaştırılacaktır" ifadesine dönüşmüş. Tartışma aşaması kapanmış, uygulama aşamasına geçilmiş gibi.

Eski OVP'lerde, harfiyen şu cümle yer alıyordu: "İş Kanununda sosyal taraflarla diyalog halinde yapılacak değişiklikler ve bu doğrultuda gerçekleştirilecek ikincil mevzuat çalışmaları ile işgücü piyasalarında güvenceli esneklik sağlanacaktır." Son OVP'de "sosyal taraflarla diyalog halinde" ibaresi düştü ve geriye "mevzuat düzenlemelerinin etkin uygulanması sağlanacak" cümlesi kaldı —ne sosyal taraf var ne diyalog! OVP’nin kapsamlı esneklik vaadi gündemden düşmedi,........

© Birgün