Halka alenen anlatılması gerekenler: Faiz, sosyal güvenliğin tam iki katı!
Özel haberlerimizi ve günün öne çıkan gelişmelerini kaçırmamak için BirGün’ün WhatsApp kanalını buraya dokunarak hemen takibe alabilirsiniz.
2026 bütçesinin 7 aylık bilançosu, Ocak-Temmuz 2026 dönemi bütçe harcamaları açıklandı. Bütçe teknik bir muhasebe metni değil, doğrudan doğruya bir bölüşüm meselesidir. Kimden alınıp kime verileceğinin yazılı olduğu bir bölüşüm sözleşmesidir. 2026 bütçesinin yedi aylık gerçekleşmeleri, bu sözleşmenin kimin lehine işlediğini verilerle ortaya koyuyor. Bakılması gereken, kısaca bütçeden halka ne aktarılıyor, varlıklı kesimlere ne aktarılıyor meselesidir.
İşte şunlar hep bütçe harcamaları meselesidir: Temmuz ayında en düşük emekli aylığı 23 bin 552 lira olarak saptandı. Biliyorsunuz, en düşük emekli aylığı ile kök aylığı arasındaki fark bütçeden karşılanıyor. Bütçeden sosyal güvenliğe daha fazla kaynak ayrılması demek daha yüksek emekli aylığı demektir. Ancak ne yaptılar? Resmi enflasyon kadar (yüzde 17,76) milimetrik artırdılar. Kuruş fazla yok. 23 bin 560 TL, 23 bin 600 TL bile yapmadılar. Yine biliyorsunuz memurlara ödenen seyyanen zam (ilave ödeme) söz verilmiş olmasına rağmen memur emeklilerine ödenmiyor. İşte bu da bütçeyle alakalı. Bu yazıda bütçedeki faiz gerçeğini halka alenen anlatmaya devam edeceğim.
Şimdi deniyor ki “seçime doğru emekli aylıklarında bir defalık yüklü bir zam” yapılacak. Deniyor ki “kademeli emeklilik gündemde.” Böylece seçmenin ağzına bir parmak bal çalıp seçime gidilecekmiş. Bunların somut bilgiden ziyade rivayete dayalı olduğunu düşünüyorum. Bu konularda iddiada bulunmak için söylentilerin ötesinde verilere ve eğilimlere bakmak lazım. Çünkü gerek emekliler için önemli bir artış gerekse kademe vb. sosyal güvenlik düzenlemeleri için daha fazla kamu harcaması gerekli. Hükümet bunu yapar mı, istiyor mu, niyeti var mı? Şimdiye kadar ne yaptı?
FAİZE CÖMERT BÜTÇE!
7 aylık bütçe harcamalarına baktığımızda ne görüyoruz? Ocak–Temmuz 2026 için faiz giderleri 1.791 milyar TL olarak açıklandı. Yıllık başlangıç ödeneği ise 2.741,7 milyar TL idi. Ödenen faizler 7 aylık toplam bütçe harcamasının yüzde 17’si. Yıllık öngörülen oran ise yüzde 14,4’tü.
Peki faiz kime ödeniyor? Devletin borçlanma araçlarını (tahvil, bono ve kira sertifikası) elinde tutan kesime — bankalara, kurumsal ve yerli-yabancı portföy yatırımcılarına — ödeniyor. Kısacası finans oligarşisine ödeniyor! Faizin dağılımı da oldukça öğretici. Yedi ayda ödenen faizin 1.437,4 milyar lirası (yüzde 80’i) iç borç faizi olarak ödenmiş. Buna 129,2 milyar liralık kira sertifikası ödemesi de eklendiğinde iç kaynaklı faizin payı yüzde 87’ye çıkıyor. Yani bu kaynak yerli finans kesimine akıyor.
7 ayda faize ödenen para, sosyal güvenlik ve sosyal yardımın toplamından yüzde 52 fazla. 7 ayda bütçe harcamalarının yüzde 17’si faiz ödemelerine giderken sosyal güvenlik için harcanan kaynak yüzde 8,5. Oysa öngörülen sosyal güvenlik harcamasının bütçeye oranı yüzde 9,9. Faizde ödenek, takvimin öngördüğünün epeyce önünde kullanılırken sosyal güvenlikte belirgin biçimde geride kalınmış.
Kaynak: Hazine ve Maliye Bakanlığı, Merkezi Yönetim Bütçe Giderleri, ekonomik ve program sınıflandırması tabloları, Ocak–Temmuz 2026. Faiz verisi ekonomik sınıflandırmadan, diğerleri program sınıflandırmasından alınmıştır.Bütçedeki sosyal güvenlik kalemi, aktif ve pasif sigortalıların sağlık ve emekli aylığı ödemeleri için Sosyal Güvenlik Kurumu’na yapılan bütçe aktarımlarından oluşuyor. Bunun anlamı şu: Sosyal güvenlik kapsamındaki 77 milyon kişinin sağlık ödemeleri ve emekli aylıkları doğrudan bütçedeki bu kalemle ilgili. Çünkü tek başına primler sosyal güvenliğin finansmanı için yetersiz. O nedenle sosyal güvenlik için yapılan kamu harcamalarının düzeyi........
