menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

“İntihar, önlenebilir bir halk sağlığı sorunudur”

18 0
16.04.2026

İstanbul’da Marmaray hattında nisan ayı içinde dört intihar girişimi yaşandı.

Resmî açıklamalarda bu durum “üzücü olay” olarak ifade edilirken, olaylara ilişkin ayrıntılı veri paylaşılmadı.

Raylı sistemlerde yaşanan bu tür girişimler, başta toplum ruh sağlığı olmak üzere kamusal sağlık yaklaşımını ve ardından güvenlik önlemleri ile acil müdahale süreçlerinin işleyişini gündeme getirdi.

Peron düzenlemeleri, güvenlik personeli varlığı ve girişimleri erken fark etme mekanizmaları da tartışılan başlıklar arasında yer alıyor.

Bu gündem doğrultusunda Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Sercan, Dr. Öğr. Üyesi Ceren Lordoğlu ve Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası (BTS) Yürütme Kurulu Üyesi Vecdi Gündoğdu ile konuştuk.

Bir İntiharın Haberi Nasıl Paylaşılır?

Prof. Sercan: İntiharı önleme politikası ve programı olmalı

İntiharın önlenmesinde toplumsal bilinçlenmeye ve toplumca davranış değişikliğine ihtiyaç duyulduğunu vurgulayan Okan Üniversitesi’nde görevli Psikiyatr Prof. Dr. Mustafa Sercan, meselenin eğitimden yargıya, işçi örgütlerinden işverenlere kadar her kesimi kapsayan bir duyarlılık gerektirdiğinin altını çizdi:

“İntiharı önleyici stratejiler, bireysel müdahaleleri de içeren ama daha çok toplumsal yapıyı ve erişim mekanizmalarını hedefleyen çok katmanlı bir yaklaşım gerektirir. Dünya Sağlık Örgütü ‘YAŞAMIYAŞA’ adı verilen programında sıralanan yapılacaklar yönünden sağlık ve eğitim otoritesi başta olmak üzere toplumun her kesimine görev düşmektedir. Eğitimden yargıya tüm kurumların, işçi örgütlerinden işverenlere tüm toplum kesimlerinin intihar konusunda duyarlı ve önleme konusunda etkin olmaları zorunluluk.

“Başta ülke yönetiminin bir intiharı önleme politikası ve programı olmalıdır. Kuşkusuz sosyal ve ekonomik güçlüklerin azaltılmasını sağlayacak, yurttaşın refahını yükseltecek yönetim uygulamaları kurulacak önleme politikaları ve programının temelini oluşturur.”

“7/24 ücretsiz kriz hatları ve sosyal güvenlik ağları”

Sercan, bütün sağlık kurum ve kuruluşlarında bireylere klinik yönden hizmet ve destek verecek Erken Tanı ve Destek Mekanizmaları kurulmasına ve personellere eğitim verilmesine de dikkat çekti.

Sercan, ayrıca Aile Sağlığı Merkezlerinin daha etkin hâle getirilmesini, 7/24 hizmet veren, ücretsiz ve gizlilik esasına dayalı kriz müdahale hatlarının kurulup yaygınlaştırılmasını önerdi:

“Ruhsal yönden destek almanın bir zayıflık olmadığı düşüncesinin yerleşmesi ve bu yönde tanısı olan ya da destek alanların damgalanmadığı, dışlanmadığı bir bilinç düzeyine erişilmesi için damgalama (stigma) ile mücadele eğitim ve kampanyaları düzenlenmesi uzun erimli ama temel önemde etkinliklerden biridir. 7/24 hizmet veren, ücretsiz ve gizlilik esaslı kriz müdahale hatlarının kurulması ve yaygınlaştırılması gerekir.

“Toplumsal düzeydeki risk faktörlerini azaltmak için ekonomik güvenlik ağları oluşturulmalıdır. Bu bağlamda sosyal yardımlaşmanın, sosyal yardım ağlarının güçlendirilmesi ve dürtüselliği artırarak intiharı tetikleyen  bağımlılık yapıcı maddelere erişimin denetlenmesi de ciddiye alınması gereken önlemlerdendir.”

Lordoğlu: Kronik mutsuzluk ve yoksulluk kamusal alanı daraltıyor

İntihar girişimlerinin önlenmesine yönelik tartışmalar kent bağlamında ele alındığında ise kamusal alanların tasarımı ve işleyişi kritik bir sorumluluk alanı olarak öne çıkıyor.

Konuya dair değerlendirmelerde bulunan Mimar Sinan Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Görevlisi Dr. Ceren Lordoğlu, ekonomik kriz ve yoksulluğun kent sakinlerinin ruh sağlığı üzerinde derin izler bıraktığına dikkat çekti.

İstanbul Planlama Ajansı’nın (İPA) verilerine atıfta bulunan Lordoğlu, Türkiye’de halkın yüzde 78’inin günlük yaşamı sekteye uğratacak düzeyde stresle, yüzde 64’ünün ise kronik mutsuzluk içerisinde olduğunu........

© Bianet