Muayenede cinsel saldırı iddiası: Hakimin tartışmalı sözleri ve avukatlara para teklifi
Üniversite öğrencisi E.A., eğitimi için bulunduğu İzmir’deki bir sağlık kuruluşunda “yoğun çarpıntı” şikâyetiyle kardiyoloji bölümüne başvurdu.
İlk muayenesini yanında bir arkadaşı varken olan E.A., Şubat 2026’nın ilk haftasında kardiyolog A.E. tarafından muayene edildi. Ancak E.A., 18 Şubat 2026’da kan sonuçlarını göstermek için yeniden doktora gittiğinde, beyanına göre, doktor A.E.’nin cinsel saldırısına uğradı.
E.A.’nın aktarımına göre erkek doktor, muayene sırasında “Erkek arkadaşın var mı? Çok güzelsin, iyi ki seninle tanıştım” gibi ifadeler kullanarak E.A.’yı sözlü olarak taciz etti ve fiziksel taciz girişiminde bulundu.
Bunun üzerine odayı terk eden E.A., 112’yi arayarak durumu bildirdi. Doktor A.E., gözaltına alınıp tutuklandı.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma sonucunda hazırlanan iddianamede, doktorun eylemlerinin “anlık” değil, muayene sürecine yayılan bir davranış zinciri olduğu belirtilerek fiilin de “sarkıntılık düzeyini aşan cinsel saldırı” niteliği taşıdığı ifade edildi.
İddianamede ayrıca, doktor-hasta ilişkisi kapsamında suçun “nitelikli hâl” kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek 3 yıldan 7 yıla kadar hapis cezası talep edildi. İddianamenin kabul edilmesinin ardından, A.E.’nin tutuklu yargılandığı dava 1 Nisan 2026’da Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlandı.
Ancak duruşmada mahkeme heyeti başkanının müşteki avukatlarına yönelik “Doktor, hastanın soyunmasını isteyebilir, jinekolog nerelere nerelere bakıyor,” şeklindeki ifadeleri, tarafsızlık ilkesine ilişkin tartışma yarattığı için avukatlar, reddi hakim talebinde bulundu.
Mahkeme, sanığın üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, delillerin büyük oranda toplanmış olması ve tutuklulukta geçirdiği süreyi gerekçe göstererek tahliyesine karar verdi.
Süreci, doktorun cinsel saldırısına maruz kaldığını beyan eden E.A. ile avukatları Han Yıldırım ve Rana Melisnur Duran, bianet’e anlattı.
“Sınırlarım ciddi biçimde aşıldı”
“Ben sosyal hizmet okuyorum. Olay esnasında, uygulamalı ders kapsamında söz konusu hastanede staj yapıyordum. Daha sonra hastane yıkıldı ve çalıştığım toplum ruh sağlığı ekibiyle birlikte Karabağlar Semt Polikliniği’ne taşındık,” diyen E.A., yaşadıklarını şöyle aktardı:
“Stajım devam ederken bir gün kalp çarpıntısı yaşadım. Oldukça yoğun bir çarpıntıydı. Poliklinik küçük bir bina olduğu için sadece bir kardiyoloji doktoru vardı. Yanımdaki kişiler beni oraya yönlendirdi. Orada EKG ve röntgen çekildi. Ardından ikinci bir muayeneye çağrıldım. Uygun olduğum bir gün tekrar gittim. Üçüncü aşamada kan tahlili istendi. 18 Şubat tarihinde kan tahlili için mesaj geldi. Müsait olduğum bir zamanda tek başıma doktorun odasına indim. O sırada sekreter de yoktu.
“Muayeneler sırasında üç kez tişörtümü çıkararak muayene olmak zorunda kaldım. Yani muayeneden ziyade, sınırlarım ciddi biçimde aşıldı. Hem fiziksel hem de sözel olarak rahatsız edici bir durum yaşandı. Doktor bana ‘Sen çok güzelsin, erkek arkadaşın var mı?’ gibi sorular sordu. Oldukça yakınımdaydı ve muayene sırasında kalbime dokunuyordu. Erkek arkadaşım olduğunu söylediğimde ise........
