Bir hastane açılışı ve itibar meselesi
Geçen hafta, Gazete Oksijen'de “Koç 100. Yıl” dosyası yayınlandı. Dosya bağlamında yayınlanan onlarca haberden en dikkat çekici olanı Rahmi Koç ile yapılan röportajdı. Bu uzun röportajda Rahmi Koç küresel ve bölgesel değerlendirmelerini de ifade etmişti.
Söyledikleri özetle dünyanın yeniden dizildiği, Birleşmiş Milletler'in çerçevesinin çöktüğü, artık "gücün varsa sesin çıkıyor, gücün yoksa sesin çıkmıyor" dönemine girildiği üzerine idi. Bu çağı da bir cümleye anlatıyordu "gücün kadar konuş."
Babasından devraldığı en büyük mirası tek kelimeyle özetlerken de şunu diyor röportajda "Vehbi Koç eşittir itibar.” Ve ekliyor “bir ömrün itibar üzerine kurulduğunu, yeni sanayicilere verdiği nasihatin son maddesinin ‘itibarınıza zarar getirmeyin’ olduğunu söylerdi babam.” Aynı söyleşide dikkat çekici bir başka durum da var. “Sağlığın Koç Grubu'nun en önemli yatırım alanı” olduğunu ve olacağını ifade ediyor.
5 Haziran Cuma günü, İzmir Balçova'da, 150 milyon dolarlık o hastanenin açılışında, hasta ve muayene odalarını eski Başbakan Binali Yıldırım'a, İzmir Valisi'ne, büyükşehir ve ilçe belediye başkanlarına gezdirirken, "itibar" vaazını veren Rahmi Koç; Kürt bir kadını bedeni, dili ve mahremiyeti üzerinden alaya alan bir fıkra anlattı. Protokol kahkahayla güldü.
Bir hafta önce sağlık kurumunu insanlığın en şerefli yatırımı diye anlatan kişi, o kurumun açılışını bir Kürt kadınının soyunmasıyla, hekim karşısındaki çaresizliğiyle dalga geçmenin sahnesine çevirdi. Çok ilginçtir, itibar dersi verenle, Kürt kimliği üzerinden haysiyeti eğlence nesnesine indirgeyen aynı kişiydi ve arada çok değil yalnızca bir hafta vardı. O........
