Mutlak butlan, mutlak ihlal
CHP hakkında verilen mutlak butlan kararı mutlak ve çoklu ihlallere yol açıyor. 21 Mayıs’ta açıklanan bu karar sadece ana muhalefet partisini ilgilendiren sıradan bir karar değildir. Aksine, kararın siyasal, toplumsal, ekonomik vb. alanlara etkileri dikkate alındığında toplumun genelini ilgilendiriyor.
Ankara BAM 36. Hukuk Dairesi, Özgür Özel ile parti yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırıp yerlerine Kemal Kılıçdaroğlu’nun getirilmesi yönündeki kararı CHP üye ve yöneticilerinin seçme ve seçilme hakkında doğrudan müdahaledir.
Seçme ve seçilme hakkı kritik önemdedir
Mahkemenin verdiği karar CHP’de salt yönetimin değişmesi meselesinin ötesindedir. Sadece yönetim değişimi olsa bir partinin iç meselesi diyerek üzerinde yorum yapılmayabilirdi. Ancak, bahse konu karar CHP üye, delege ve yöneticilerinin siyasi düşüncelerinin engellenmesidir. Fikirlerinin toplumun geniş kesimlerine ulaştırılmasının engellenmesidir.
CHP içerisinde bir kesim veya başka siyasi partiler bu fikirleri beğenmeyebilir ki bu durum son derece doğaldır. Böylesi bir durumda verilmesi gereken mücadele de yine siyaset yapma hakkı çerçevesinde olmalıdır. Hukuka aykırılığı aşikar olan, seçim hukukunun temel güvencelerini ortadan kaldırma riski içeren mahkeme kararları ile değil.
Tam da bu nedenle, İHD olarak Mutlak Butlan Sivil Siyasete Yönelik Bir Darbedir başlığıyla yaptığımız açıklamada “bu karar ise yalnızca bir parti içi mesele değil, açık biçimde sivil siyasete yönelik yargısal müdahaledir.Halkın iradesiyle seçilmiş yöneticilerin mahkeme kararıyla görevden uzaklaştırılması, seçme ve seçilme hakkına vurulmuş ağır bir darbedir” kullandık.
Hak savunucuları olarak her türlü darbeye karşı olduğumuz gibi sivil siyasete yönelik darbeye de karşıyız.
Mutlak Butlan bir anda gelmedi
Esasen, CHP hakkında verilen bu karar bir anda alınmadı. Türkiye’de seçme ve seçilme hakkına yönelik müdahalelerle siyaset alanının daraltıması her zaman bir sorun olmuştur. Ancak, bugünlere gelmemizde büyük etkisi olan milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırıldığı 20 Mayıs 2016 tarihi hala belleğimizdedir.
Ne tesadüfdür ki, mutlak butlan kararında olduğu gibi milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılmasında “Anayasaya aykırı ama evet diyeceğiz” sözünün sahibi Kemal Kılıçdaroğlu’nun rolü var.
20 Mayıs 2016’da kabul edilen anayasada değişiklik yapılmasına ilişkin 6718 Sayılı Kanun kağıt üzerinde tüm milletvekillerinin dokunulmazlığı kaldırmış gibi gözüküyor. Ancak, değişikliğin esas hedefinin HDP milletvekilleri olduğunu tüm toplum gördü. Sonrasında, dönemin HDP eş genel başkanları Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ ile Nazmi Gür, Alp Altınörs, Ferhat Encü, İdris Balüken vd. siyasetçiler tutuklandı.
Sonrasında, HDP’li belediyelere atanan kayyımlar dönemi de başladı. Bu süreç 19 Mart 2025’te İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanması sürdü.
HDP’li belediye ve siyasetçilerle başlayan bu politika CHP’li belediyelere ve siyasetçilere uygulanarak devam ediyor.
Tüm bu uygulamalar toplumu söz kurarak ikna etmeye dayanan siyasetçin alanını........
