menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Demokrasinin turnusol kağıdı: Sendikal haklar ve KESK’in mücadelesi

12 0
21.07.2026

"KHK ihraçlara karşı yapacağımız nöbet eylemimize yönelik göz yaşartıcı gazlarla, kalkanlarla saldıran güvenlik güçleri şu ana kadar yürütme kurulu üyelerimizden Sema Pınar, Döne Gevher, A. Bahadır Berdicioğlu, EĞİTİM SEN MYK üyeleri Simge Yardım, İzzet İldeş, ihraç üyeler Sinan Ok, Reşat Akıncı, Remzi Gençdal, Adnan Şahin, Özlem Üçler, Maruf Kurt ve çok sayıda arkadaşımız gözaltına alınmıştır. Bu açık hukuksuzluk ve pervasızlığı kınıyoruz. Arkadaşlarımız derhal serbest bırakılmalıdır.”

Emek ve Demokrasi Güçlerini dayanışmaya çağırıyoruz!İhraçlara karşı yapacağımız Nöbet eylemimize yönelik göz yaşartıcı gazlarla, kalkanlarla saldıran güvenlik güçleri şu ana kadar Yürütme Kurulu üyelerimizden Sema Pınar, Döne Gevher, A. Bahadır Berdicioğlu, EĞİTİM SEN MYK… pic.twitter.com/1dIlL6fnsC — KESK (@KESK1995) July 17, 2026

Emek ve Demokrasi Güçlerini dayanışmaya çağırıyoruz!İhraçlara karşı yapacağımız Nöbet eylemimize yönelik göz yaşartıcı gazlarla, kalkanlarla saldıran güvenlik güçleri şu ana kadar Yürütme Kurulu üyelerimizden Sema Pınar, Döne Gevher, A. Bahadır Berdicioğlu, EĞİTİM SEN MYK… pic.twitter.com/1dIlL6fnsC

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu’nun (KESK) 17 Temmuz’daki bu sosyal medya paylaşımı sendikal hak ve özgürlüklerine ilişkin içinde bulunduğumuz durumu ortaya koyuyor.

Aynı şekilde, bu sosyal medya paylaşımı son yıllarda birçok alanda sürekli gerilemelerin yaşandığında insan hakları, demokrasi, hukukun üstünlüğü açısından da karşılaştığımız sorunları ve zorlukları özetliyor.

KESK ihraçların üzerinden 10 yıl geçmesine rağmen bazı üyelerinin henüz iade edilmemesine dikkat çekmek üzere Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi güvencesi altında olan toplantı ve gösteri hakkını kullanmak istedi. Ne var ki, keyfi bir biçimde orantısız şiddete, biber gazına maruz kaldı. Ayrıca, sendika yöneticileri gözaltına alındı.

Sendikaların taleplerini bakanlıklara ve diğer kamu kurumlarına iletebilmeleri hükümet ve sendikalar arasında iletişim ve diyalog kanallarının açık olduğunu ortaya koyar. Görüşlerini ve taleplerini açıklamak için düzenlediği eylemler, etkinlikler işleyen bir demokrasinin göstergesidir. Karşılaştıkları haksızlıklar karşısında haklarını tazmin edebilmeleri bağımsız yargının güvencesi olan hukukun üstünlüğüne işaret eder. 

KESK’in yukardaki mesajı maalesef, yetkililerle iletişim ve diyalog, demokrasi ve de hukukun üstünlüğü ile ilgili sorunların devam ettiğini gözler önüne seriyor.

Sendikalar toplumsal mücadelenin en örgütlü kesimlerinin başında geliyor. Bu bakımdan, iktidarların keyfi uygulamalarına karşı en güçlü sesi çıkarma potansiyeline sahiplerdir. Muhtemelen, sendikal........

© Bianet