menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

"Çocukları cezalandırmak değil, suça sürükleyen karanlığı sorgulamak gerekir"

11 0
16.07.2026

AKP Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, Çocuk Koruma Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik öngören teklifin ayrıntılarını Meclis’te açıkladı. Teklif; 15-18 yaşındaki çocuklara belirli suçlarda uygulanan yaş indiriminin kaldırılabilmesini, müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilebilmesini ve hapis cezalarının infazına kapalı ceza kurumlarında başlanmasını öngörüyor.

Teklifin çocuk adaleti sistemi açısından ne anlama geldiğini, 12 yıldır çocuk hakları alanında çalışan hukukçu Çağla Özgür ile konuştuk. Özgür, çocuk adalet sistemindeki temel yaklaşımın cezalandırıcı değil; hak temelli, onarıcı, koruyucu, dönüştürücü ve önleyici bir anlayışla yapılandırılması gerektiğini vurguluyor.

Koruyucu ve önleyici hizmetler güçlenmeden çocuklar korunamaz

“Yaş indirimi bir ayrıcalık değildir”

Teklif, 15-18 yaş grubundaki çocuklar bakımından bazı suçlarda yaş indiriminin hiç uygulanmamasına imkân tanıyor. Bu düzenleme, nitelikli kasten öldürme suçlarında bir çocuğa ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmesinin önünü açar mı?

Çocuklar bakımından ceza indiriminin nedenini öncelikle doğru anlamak gerekir. Bu bir ayrıcalık değiL; çocukların gelişimsel özelliklerinin, henüz tamamlanmamış beyin gelişimlerinin, dürtüselliklerinin ve azalmış kusur yeteneklerinin hukuken tanınmasının sonucu.

Teklif, 15-18 yaş grubundaki çocuklar için bazı suçlarda zorunlu yaş indiriminin uygulanmamasına imkân tanıyarak, nitelikli kasten öldürme suçunda ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmesinin hukuki yolunu açıyor. Bu yaklaşım, çocuk ceza adaletinin “çocuk yetişkin gibi cezalandırılmaz” ilkesini zayıflatıyor. Aynı zamanda Çocuk Koruma Kanunu’ndaki “çocuğun üstün yararı” ve “hapis son çare olmalıdır” ilkeleriyle, BM Çocuk Haklarına Dair Sözleşmesi’nin rehabilitasyon odaklı çocuk adaleti anlayışıyla bağdaşmıyor.

Çocuk hakları bakımından bu düzenleme, çocuğun suça sürüklenmesini önlemeyi ve çocuğu korumayı esas alan anlayıştan uzaklaşarak cezalandırmayı öne çıkaran bir yaklaşıma işaret ediyor.

Ağırlaştırılmış müebbet, bir çocuk açısından “umut hakkı”, yeniden topluma dönme ihtimali ve gelişimini sürdürebilmesi bakımından ne anlama gelir?

Ağırlaştırılmış müebbet gibi cezalar, çocuğun “umut hakkını”, yeniden topluma dönme ihtimalini ve gelişim sürecini tamamen yok sayar. Çocuklar, rasyonel bir maliyet-fayda hesabı yapan yetişkinler değildir. Bu nedenle cezayı ağırlaştırmak suçu önlemez; aksine çocuğun toplumsal bağlarını koparır.

Kriminoloji literatürü ile ulusal ve uluslararası çalışmalar, yalnızca ceza miktarını artırmanın yetişkin failler bakımından dahi suç oranlarını anlamlı ölçüde düşüren bir caydırıcılık etkisi........

© Bianet