Mekansal Okuryazarlık Atölyesi’nde ikinci gün: Tarlabaşı’na yakından bakmak
Atölye BİA’nın düzenlediği iki günlük Mekansal Okuryazarlık Atölyesi’nin ikinci günü, katılımcıların Taksim Meydanı’nda buluşmasıyla başladı.
Atölyenin ilk gününde ele alınan mekan, toplumsal ilişkiler ve kentsel dönüşüm tartışmaları, ikinci gün Dr. Ceyda Sungur ve Dr. Nuray Çolak Tatlı’nın eşliğinde Taksim ve Tarlabaşı’nı kapsayan saha gezisiyle devam etti.
Taksim Meydanı ve Gezi Parkı çevresinde başlayan gezide, bölgenin tarihsel dönüşümü üzerinden mekan, hafıza ve kamusallık arasındaki ilişki ele alındı. Meydanın değişen kullanımı ve Gezi Direnişi’nin bölgenin yakın tarihindeki yeri konuşuldu.
Ardından Tarlabaşı’na geçen katılımcılar, Taksim 360 Projesi ve çevresindeki kentsel dönüşümün izlerini takip ederek Ağrılı Ahmet’in Yeri kahvehanesine ulaştı.
Mekansal Okuryazarlık Atölyesi’nde ilk gün: Mekanı okumak, sorgulamak ve dönüştürmek
İkinci günün programı şöyleydi:
Yazmaya ısınmak: Serbest yazım
Tarlabaşı’na dair ilk izlenimler
Ayrıntının peşinde: Mekanı betimleme
Tarlabaşı’na yaklaşmak
Ortak okuma: Tarlabaşı deneyimi
Tarlabaşı’yla ilk karşılaşma: Bir tanışma hikayesi (I)
Tarlabaşı’yla ilk karşılaşma: Bir tanışma hikayesi (II)
Bu gönderiyi Instagram'da gör Atölye BİA (@atolyebia)'in paylaştığı bir gönderi
Atölye BİA (@atolyebia)'in paylaştığı bir gönderi
Mekana yakından bakmak
Tarlabaşı’ndaki Ağrılı Ahmet’in Yeri’nde devam eden atölyede katılımcılar, saha çalışması öncesinde serbest yazma egzersizi yaptı.
Sungur ve Çolak Tatlı, katılımcılardan belirli bir konuya bağlı kalmadan, akıllarından geçenleri kesintisiz biçimde kağıda aktarmalarını istedi.
Egzersizin, yazmaya başlarken ortaya çıkan çekingenliği aşmaya ve zihin ile el arasındaki bağı güçlendirmeye yönelik olduğunu anlatan Ceyda Sungur, her zaman “doğru cümleyi” bulmak gerekmediğini söyledi. Yanlış ya da henüz ne işe yarayacağı........
