Bu öyküler bizim hikâyemiz
Kadın üretimi ve kadın işçilerin hikâyeleri üzerine düşünürken tanıştığım bu kitap, bana bir kez daha görünmeyeni hatırlattı. Tarlada, fabrikada, atölyede, hastanede, ev içi emekte, ofislerde, market kasalarında, sokaklarda…
Hayatın her alanında var olan kadınların öyküleri hep vardı; ancak egemen erkek düzen tarafından sistematik biçimde görünmezleştirildi ve duyulmaz kılındı.
Okuduğum her bir öyküde toplumsal cinsiyet ve sınıfsal bakış açısının ne kadar güçlü olduğunu gördüm. Kiminin belki kaleme aldığı ilk öyküsü, kiminin de yıllardır bir kenarda bekleyen metinlerden yalnızca biri. Bu öyküler, toplumsal eşitsizlik ve sınıfsal sömürüye karşı edebi bir itiraz olarak kayda geçmektedir.
Kadın yazarların hâlâ yeterince görülmediği bir gerçek! Çoğu zaman ancak “ünlü” olduklarında görünür olabiliyorlar. Eril medya, daha çok popüler olanın peşinden gidiyor. Bu da pek çok değerli kadın kalemin geri planda kalmasına neden oluyor.
Bir kadın gazeteci olarak şuna........
