Yeni Dünya Düzeni kuruluyor
Almanya’da erkekler için zorunlu askerlik hizmetinin yeniden getirilmesini tartışır ve gösteriler düzenlerken yeni bir konu gündeme geldi. Aslında bu değişiklik, yılın başında yasalaşmış ama gözden kaçmış.
Frankfurter Rundschau gazetesinin yaptığı habere göre 18 ile 46 yaş arasındaki erkekler üç aydan fazla bir süre için Almanya Federal Cumhuriyeti’nden ayrılmak istediklerinde Bundeswehr Mesleki Gelişim Merkezi’nden izin alacaklar. Yetkililer, Alman Silahlı Kuvvetleri Bundeswehr’e personel alımını, mesleki gelişim planlamasını ve askerlerin sivil hayata geçiş eğitimlerini yöneten bu kurumsal merkezlerden izin zorunluğunu bir ihtiyaç halinde, yani bir savaş çıkması durumunda ülke dışında uzun süreli olarak yaşayan asker sayısını bilmeleri gerektiği için diye açıklıyorlar.
ALMANYA KORKU İÇİNDE
Nedir bu korku?
Almanya neden korkuyor?
Bu arada konu Almanya’dan açılmışken birkaç haber başlığına daha değinelim.
“En hız tutkunu” diye tanımlanan Almanlar için bile otoyollarda geçici hız sınırlamaları getirilmesi öneriliyor.
Nedeni basit. Yakıt maliyetleri. Tasarruf. Bütün AB ülkeleri böyle.
Sanayinin hatırını hiç sormadan geçiyorum zaten. Daha önce çok yazdım. Yer yetmiyor.
Dizel fiyatları, fiyat artışını yavaşlatmaya çalışan yasal düzenlemelere rağmen tüm zamanların en yüksek seviyelerine ulaştı.
NE OLACAK HALİMİZ
Avusturya hükümeti tarafından ilk kez ortaya atılan bir fikri temel alan yeni yasa, benzin istasyonlarının uygulayabileceği fiyatları sınırlamıyor veya fiyatları piyasa petrol fiyatlarına bağlamıyor. Bunun yerine, benzin istasyonlarının günde yalnızca bir fiyat artışı yapmasına izin veriyor.
Ancak hiç yararı olmadığı gibi fiyatları daha da yükseltti.
Ülke genelinde dizelin günlük ortalama fiyatı litre başına 2,327 Avro oldu. Bu da ABD galonu başına 8,80 dolara denk geliyor.
ALMANLARIN YÜZDE 84’Ü HÜKÜMETTEN MEMNUN DEĞİL
Haberleri okumaya devam ediyoruz...
Almanya’da geleneksel Paskalya yürüyüşlerinden bile artık siyasi talepler yükseliyor.
Almanya’nın 150’ye yakın yerinde düzenlenen etkinliklerde uranyum zenginleştirme merkezinin de önünde gösteri yapılıyor… Alman hükümetini devam eden çatışmaları sona erdirmek için diplomatik çözümler aramaya ve savaştan etkilenen insanlara verilen desteği artırmaya çağırıyorlar.
Bunlar ufak tefek… elimi sallayınca takılan habercikler…
E… bütün bunların siyasete yansımasının olmaması olanaksız:
MERZ NEDEN BU KADAR SEVİLMEYEN KONUMA DÜŞTÜ
Deutsche Welle’den bir başlık:
“Şansölye Merz hiç bu kadar sevilmeyen bir konumda olmamıştı.”
“CDU/CSU ve SPD seçmenlere birçok vaatte bulundu. Ancak anketlere göre Almanlar iktidardaki koalisyondan derin hayal kırıklığına uğramış durumda ve işlerin düzeleceğine dair çok az umut besliyorlar.”
Deutschlandtrend’in son anketine göre, katılımcıların yüzde 84’ü hükümetten memnun değil. Bu Merz hükümetinin geçen yıl mayıs ayında iktidara gelmesinden bu yana kaydedilen en yüksek oran.
Nasıl olmasın.
Nerdeyse tamamı! Yüzde yüze az kalmış.
Daha durun bu daha iyi günleri.
Ne oldu dün bir bugün iki.
YALNIZ ABD DEĞİL ABD’NİN ETEĞİNE TUTUNANLAR DA KAYBEDİYOR
Kamu yayın kuruluşu ARD tarafından yayınlanan, mart ayının sonunda yapılan Deutschlandtrend anketine göre, Merz’in kendi partisinin destekçileri bile hükümete olan güvenlerini kaybediyor.
Nasıl kaybetmesinler!
Yalnız ABD değil, ABD’nin eteğine tutunanların hepsi “kaybediyor!”
Kaybedecek!
“Yeni Dünya Düzeni” kuruluyor.
Bu kavramı hatırlayacaksınız. ABD’nin tek kutuplu zamanları. Tekmeyi vurup, olmadı darbeler yapıp o yetmedi savaşlar kışkırtıp millî sınırları kaldırmaya kalkıştığı dönemler!
“Yeni Dünya Düzeni” diye allayıp pulladığı…
Bizi bile üretimden vazgeçirdiği, burnumuza halkayı takmaya cesaret ettiği dönemler…
Yok artık geçti o zamanlar!
ABD NEREDEYSE ATEŞKES DİYE YALVARACAK
ABD neredeyse ateşkes diye yalvaracak.
Siz hiç savaş ortasında kara kuvvetleri komutanı değiştiren bir ülke gördünüz mü… Bu ABD’nin komuta kademelerinde yapılan kaçıncı “görevden alma” ya da “görev bırakma!” Dışişleri Bakanı bile pamuk ipliğiyle bağlı… terk etti edecek.
NATO’NUN ÇAKARALMAZ SİLAHLARIYLA SAVAŞ KAZANILIR MI
İran nasıl mucizeler yaratıyor…
Ya Beyaz Saray’ın ya da İngiliz bankerlerinin kapısında ricacı olarak mı.
NATO’nun çakaralmaz silahlarına yalvar yakar olarak mı…
Ben ettim sen etme diyerek mi!
Anladığı dilden yanıt verildi.
İran, şimdi ne diyor?
-Ben ne zaman istersem o zaman biter. Kazanan koşulları tayin eder.
İran kazandı.
Atlantik ülkeleri birbirlerine tutunarak batıyor. Çünkü amiral gemisi su alıyor. Delik deşik.
Ancak bu gerçeği görüp ona göre konumlananlar sağ kalacak.
KURULAN YENİ DÜNYA DÜZENİNİN BİR EKSİĞİ VAR
İran-Rusya-Çin… ona Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti’ni de ekleyin… haddini o tek dişi bile kalmamış ABD ve İsrail’e nasıl bildirdi. Haklı olan güçlüdür. Artık haklıların Yeni Dünya Düzeni kuruluyor.
Bir eksiği yok mu!
Hem de çok acil! Türkiye karar arifesinde.
Ya o eksik tamamlanacak ya tamamlanacak.
Yeni Dünya Düzeni’nin karar verici konumunda yerini alacak.
ALMANLAR İÇİN DE ALMANCA KONUŞMA ZAMANI
Bir zamanların AB’sinin gelişme motoru Almanya’da halkın içinde ekonomi konusunda önemli endişeler var.
Haklılar.
Üç yıllık durgunluk, hatta Almanların belki adını bile duymadığı bir yıl resesyon dönemi yaşadılar.
Sanayi küçülüyor.
Üretim başka ülkelere kayıyor. O dünyaca ünlü Alman “markalar” kapanma tehlikesi içinde. İşten çıkarmalar… öyle az buz da değil… kitlesel…
Zincirleme bir sarsıntı.
İRAN SAVAŞI’YLA SON TOPARLANMA UMUTLARI DA GİTTİ
İran Savaşı son dönemdeki hafif düzelmeyi de aldı götürdü. Enerji fiyatları yüksek kalırsa… ki önemli bir geri dönüş olmayacaktır… ya bir de yükselmeye devam ederse, yeni bir enflasyon dalgası riski zaten kapıda… bir ayda bile katlandı…
En kötüsü kuşkusuz umutsuzluk. Hele Atlantik ülkelerinde. Çıkış umutları o kadar zayıf ki… Toplumsal çürüme daha da beter ediyor.
HALKIN YÜZDE 70’İ DÜZELTECEKLERİNE GÜVENMİYOR
Vatandaşların yüzde 70’i hükümetin ekonomik durumu iyileştirmek için gerekli önlemleri alacağına güvenmiyor.
Hükümet, 2026 Paskalyası sonrasında tüketiciler için ek destek önlemleri de açıklandı.
Almanya ekonomisini kısa vadede istikrara kavuşturmak ve uzun vadede daha rekabetçi hale getirmek için vergi indirimleri, düşük enerji fiyatları, yatırım teşvikleri ve bürokrasinin azaltılması gibi önlemleri bir arada uygulamayı planlıyor.
Söylemek kolay.
AB ülkeleri birbirinin ardından Çin’e gidiyor.
En son Merz de gittiğinde beş stratejik anlaşma imzaladık diye sevinerek geldi.
Almanlar için de Almanca konuşma zamanı geldi geçiyor bile.
ALMANYA’DA İKTİDAR PARTİLERİNE GÜVEN REKOR SEVİYEDE DÜŞTÜ
Koalisyona destekteki düşüş elbette halkın partilerin liderlerine güvenine de yansıdı. Sosyal Demokrat Parti’den Başbakan Merz’in oranı yüzde sekiz, Başbakan yardımcısı Klingbeil’in yüzde 15 düşmüş. Göreve geldiklerinden bu yana en büyük kayıp.
Bu hafta parlamento seçimleri yapılsa, kime oy verirdiniz sorusuna seçmenlerin yanıtı. (1 Nisan)Bu memnuniyetsizlik, partilerin oranlarına da yansıyor. Eğer şu anda federal seçimler yapılsa, CDU/CSU ve SPD çoğunluğu sağlamaktan çok uzak kalırdı.
CDU/CSU şu anda yüzde 26 seviyesinde bulunurken, SPD yüzde 12’ye gerileyerek 2019’daki rekor düşük seviyesine geriledi.
Alternatif Parti (AfD) yüzde 25’e yükseldi. Yeşiller Partisi yüzde 14 ve Sol Parti yüzde 10’a ulaştı.
ABD’YLE KADER ORTAKLIĞI YAPMAYI KİM İSTER BUYURSUN ÖNDEN GİTSİN
ABD Başkanı Donald Trump, 2027 bütçe teklifinde savunma harcamalarını 1.5 trilyon dolara çıkarmayı hedeflediğini açıkladı.
Bu talep, askeri harcamaları tek bir yılda yüzde 40’tan fazla artıracak; bu da İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana görülen en büyük artış olacak.
Artışı en azından bölümünü karşılamak için Trump, savunma dışı harcamalarda yüzde10’luk bir kesinti önerdi.
Bu ne demek?
Halkın zaten doğru düzgün karşılayamadığı ihtiyaçlarından kısacak.
92 sayfalık belgede, bunun “israfçı programları azaltarak veya ortadan kaldırarak ve eyalet ve yerel yönetimlerin sorumluluklarını ilgili hükümetlerine geri vererek” yapılacağı belirtildi.
ABD’yi gerçekten zor günler bekliyor.
Çok da çaresizler.
Kader ortaklığı yapmayı kim ister!
Buyursun önden gitsin.
