Kreş piyasanın mı işidir, devletin mi?
Ağustos ayı, milyonlarca aile için yaz tatilinin sonuyla birlikte büyük kaygıların da başlangıcıdır. Bu kaygılar daha çok, genç ve çalışan anne babalar için çocuklarını güvenle bırakabilecekleri kreş arayışında düğümlenir. Bugün Türkiye’de, bu arayış özellikle emekçi aileler açısından çözümsüzlüğe dönüşmüştür.
Kreş sorunu ülkemizde çocuk bakımı kadar, kadın istihdamının, üretimin, aile kurumunun ve geleceğimizin sorunudur. Kreşsiz bırakılan kadın, çalışma yaşamından koparılmaktadır.
Türkiye’de uzun yıllardır uygulanan neoliberal ekonomi politikaları, devleti sosyal sorumluluklarından uzaklaştırmış; eğitim, sağlık ve bakım hizmetlerini piyasanın insafına bırakmıştır. Kreş hizmetleri de bu tasfiyenin en ağır yaşandığı alanlardan biri olmuştur.
Bugün, özel kreş ücretleri birçok yerde asgari ücret düzeyindedir. Türkiye’de çalışanların yarısından fazlası asgari ücretlidir. Bu koşullarda genç bir annenin maaşının önemli bölümünü, belki fazlasını kreşe vermesi beklenmektedir. Bu, kadına fiilen “Çalışma, evine dön” demektir.
Kadınların işgücüne katılımında OECD’nin en gerilerinde olmamız tesadüf değildir. Bir yandan kadın istihdamını artırmaktan söz ederken diğer yandan çocuk bakımını piyasaya bırakmak büyük çelişkidir. Çocuk sahibi........
