menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yeliz Başa’nın sınır tanımayan kariyeri

28 14
20.02.2026

Merhaba Kıymetli Okurlarımız,

Avrupa kupalarında temsilcilerimiz ülkemizi oldukça başarılı bir şekilde temsil etmeye devam ediyorlar. Ama bugün ülkemizi dünyanın 13 ülkesinde başarıyla temsil eden bir voleybolcumuzdan “Haberiniz Olsun” istiyorum.

Voleybol dünyasında “istikrar” kavramı genellikle tek bir kulüpte simgeleşmekle özdeşleştirilir. Ancak modern spor çağında istikrarın bir diğer tanımı da “uyum sağlama yeteneği” olarak karşımıza çıkıyor. İşte bu tanımın yaşayan en somut örneği, Türk voleybolunun yetiştirdiği en özel yeteneklerden biri olan Yeliz Başa. Onun hikayesi, sadece file önünde kazanılan sayılardan ibaret değil; beş farklı kıtaya yayılmış, kültürleri birbirine bağlayan ve Türk kadınının azmini dünyaya kanıtlayan bir başarı manzumesidir.

BEYKOZ’DAN DÜNYA SAHNESİNE: 6 VOLEYBOL TOPUNUN HİKAYESİ

Yeliz Başa’nın deniz aşırı serüveninin başlangıcı Beykoz’daki salondan siyah-beyazlı Beşiktaş formasına ulaşmasıyla başlıyor. Belki de Türk spor tarihinin en ilginç transfer hikayelerinden biri desem yeridir. Çocuk yaşta, sadece 6 adet voleybol topu karşılığında yapılan bu transferin böyle bir kariyere döneceğini kim bilebilirdi ki?

Kırılma noktası ise 2012 yılında yaşanmış. Beşiktaş forması giyen Japon yıldız Maiko Kano’yu izlemek için İstanbul’a gelen Japon Millî Takımı antrenörü, o gün Yeliz’i fark ediyor. Bu fark ediş, Yeliz için sadece bir transferin değil, aynı zamanda voleybolun “Evliya Çelebi’si” olma yolundaki ilk pasaport damgasının da habercisiydi.

UZAK DOĞU’DA BİR TÜRK SULTANI

Yeliz’in yurt dışı macerası, voleybolun en disiplinli ve savunma odaklı oynandığı Japonya’da, NEC Red Rockets takımıyla başladı. Asya........

© Aydınlık