menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Enflasyon teorileri (1): Ana akım yaklaşım

30 0
02.08.2026

Guglielmo Carchedi ile birkaç yıldır enflasyona ilişkin bir teori üzerinde çalışıyoruz. Konuya dair kapsamlı makalemiz bir Marksist dergi tarafından kabul edildi, ancak yayımlanması zaman alıyor. Bu nedenle çalışmanın kısa bir özetini dört bölüm halinde sunuyorum. İlk bölüm ana akım enflasyon teorilerini, ikinci bölüm heterodoks ve Marksist yaklaşımları, üçüncü bölüm kendi değer teorimizi, son bölüm ise bu teoriyi son yıllardaki enflasyon dalgasına nasıl uyguladığımızı ele alacak.

Ana akım iktisat, uzun yıllardır enflasyonu açıklamakta zorlanıyor. Nitekim birçok önde gelen iktisatçı da enflasyonu her koşulda açıklayabilecek, genel kabul görmüş bir teorinin bulunmadığını kabul ediyor.

Bugün ana akım açıklamalar üç başlık altında toplanabilir: monetarizm, Keynesçi talep ve maliyet enflasyonu yaklaşımları ile beklentiler teorisi.

MONETARİZM

Monetaristlere göre enflasyon temelde parasal bir olgudur. Milton Friedman’ın ünlü ifadesiyle, para arzı reel üretimden daha hızlı arttığında enflasyon ortaya çıkar.

Bu yaklaşım, MV = PY denklemine dayanır. Burada M para arzını, V paranın dolaşım hızını, P fiyat düzeyini, Y ise reel üretimi ifade eder. Paranın dolaşım hızının sabit olduğu varsayılırsa, para arzındaki artışın kaçınılmaz olarak fiyatları yükselteceği sonucuna varılır.

Marx ise bunun tam tersini savunur. Ona göre para değer yaratmaz; yalnızca emek tarafından yaratılan değeri temsil eder. Dolaşımda bulunması gereken para miktarını belirleyen şey mal fiyatlarıdır. Başka bir ifadeyle fiyatlar parayı belirler, para fiyatları değil.

Peki veriler ne söylüyor? ABD’de uzun dönemli istatistikler para arzı ile enflasyon arasında zayıf bir ilişki bulunduğunu gösteriyor. Özellikle 1990’lardan sonra para arzı hızla büyürken enflasyon uzun süre düşük kaldı. Bunun nedeni,........

© Aydınlık