Ahbap-çavuş tekelci kapitalizmi
Ahbap-çavuş tekelci kapitalizmi (Crony: Kayırmacı kapitalizm) kavramının patent hakkı bizde olmalıydı. Zira bu kavramın en belirgin biçimde karşılık bulduğu coğrafyalardan birindeyiz; feodal, dini, mezhepsel, kabile ve aşiret yapıları ile aile hanedanlıkları, örgüt ve parti taassubu bu ilişkileri daha görünür ve yoğun hale getiriyor.
Hâlbuki bu kavramın mucidi olan Amerikalı iktisatçı ve siyaset bilimci Mancur Lloyd Olson Jr. (1932-1998) ahbap-çavuş tekelci kapitalizmin Batı rejimlerinde de çok yaygın olduğunu tespit etmiştir. Ahbap-çavuş kapitalizmi devlet gücü ile özel sermaye arasındaki ilişkinin rekabet, liyakat ve şeffaflık yerine; siyasi yakınlık, kişisel dostluk veya parti bağlantıları üzerinden işlemesi demektir. Bu durum ille de mahkûmiyet gerektirmez. Hukuken suç olmayan ama etik açıdan tartışmalı uygulamalar da bu kapsama sokulur.
Ahbap-çavuş kapitalizmi gerçekten de birçok kişinin sezgisel olarak anlatmaya çalıştığı şeyi kısa ve net ifade eden bir kavramdır. Mancur Olson, eleştirisini kapitalist zihniyet ve rejiminden ziyade, piyasanın kurallarının bozulmasına yöneltir. Hâlbuki bu devlet nizamının ölümü 100 sene önce meydana gelmişti.
EMPERYALİZMİN TEMELİ
Sovyet Rusya devriminin lideri Lenin, 1916’da kaleme aldığı “Emperyalizm: Kapitalizmin En Yüksek Aşaması” eserinde tekelci finans kapitalizmini emperyalizmin temeli olarak tanımlar. Tekelci finans kapitalizmi, devasa sanayi tekelleri ile dev bankaların ve finansal kuruluşların birleşerek ekonomiye ve siyasete tam anlamıyla egemen olduğu, kârın üretimin kendisinden ziyade finansal spekülasyonlar üzerinden elde edildiği modern kapitalist aşamayı ifade eden bir kavramdır.
Serbest rekabet döneminin aksine, küçük ve orta ölçekli işletmelerin büyük tröstler, karteller ve holdingler tarafından yutulmasıyla rekabetin ortadan kalkmasıdır. Banka sermayesi ile sanayi sermayesinin birbirinin içine geçmesi ve bir “mali oligarşi” oluşturmasıdır. Şirketler artık sadece mal üreterek değil, hisse senetleri, türev ürünler ve borçlanma araçları üzerinden değer yaratmaktadır.
Devletin ekonomik ve hukuki mekanizmalarının, doğrudan bu tekelci dev şirketlerin ve finansal elitlerin çıkarlarını koruyacak şekilde işlemesidir (tekelci devlet kapitalizmi). Bilim insanlarına göre bu sistemde üretilen “ekonomik fazla” o kadar büyüktür ki, bu fazlanın sistemde eritilmesi gerekir. Bu nedenle sistem, tıkanmaları aşmak için genellikle militarizme,........
