menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ABD bin pişman: 1972 Nixon-Mao görüşmesi

37 4
08.02.2026

Siyaset yapmanın ve olan biteni anlamanın, giderek zorlaştığı bir dönüşüm sürecindeyiz. O nedenle de dostu düşmanı iyi tanıyıp anlamak, her zamankinden bile daha fazla önem taşımaktadır. Dost görünüp en büyük düşmanlığı yapanlar olabileceği gibi, düşman görünüp, pratikte dost olarak hizmet verenler de olacaktır. Bu hem kişiler bazında hem de devletler bazında böyledir binlerce senedir ve böyle de kalacaktır önümüzdeki bin yıllarda da.

Bu girişi neden yaptık? Bugün dünyada her olan bitene hala renk vermekte olan ABD’nin hem bölgemizde hem de dünyamızda neler yapmaya çalıştığına dair, muazzam bir kafa karışıklığı olduğunu görünce, kendi çapımızda durum tahlili yapmak gereğini duyduk. Onun için de ABD’nin özellikle de Çin ve gelişen Asya konusunda, birbiriyle çelişiyor gibi görünen, ama kendi içinde önemli ölçüde tutarlılık taşıyan siyasetlerinin yaratılış şekli ve metotları üzerine bir deneme yapmak istedik.

ABD Başkanı Nixon’un Çin Halk Cumhuriyeti ile ilgili o çok meşhur 1972 açılımı, belki de bugünün dünyasını en derinden etkileyen ve hala da gelişmelere rengini veren bir olay olmuştu. ABD, milyarlık Çin nüfusunun “liberal demokrasiye” dönüştürülüp, ABD ekonomisi için muazzam bir pazar olacağına karar verdiği için, Çin Halk Cumhuriyeti’ni, hele de Başkan Mao’nun o çok keskin anti-Amerikancı söylemlerinin de ortasında, dünya için bir devrim niteliğindeki o........

© Aydınlık