menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Varoluşsal ikilem ve NATO

18 0
08.07.2026

Varoluşsal ikilem.. Var oluşu varlığın, yaşamın, yok olmanın, ölümün ve aradaki sürecin anlamı üzerine değerlendiren düşünsel söylem..

Bu çerçevede kişi varlığıyla bir şekilde barışmak ve devamlılığı için neden bulmak zorundadır.. Yaşamsal varoluş gerekçesini kaybedip devamlılığı büyük bir zorluğa çeviren organizmalar hiç tereddütsüz bu varlığı sonlandırırlar..

Uzmanlar günlerdir televizyonlarda, sosyal medyada, toplantılarda, panellerde bunu tartışıyorlar.. Ne kadar acayip.. NATO için bir varoluşsal zemin oluşturmaya çalışıyorlar..

Geçtiğimiz günlerde bir akademisyenler gurubunun yayınladığı yeni dönem NATO’su ve güvenlik üzerine toplantı özetini okudum..

Bir kısmını yazıp çizdiklerinden, bir kısmını ise yakından tanırım.. Asistanlık yıllarından.. Bizden gençler.. Vatansever çocuklar.. Bu ülke için ölmek gerektiğinde en ön sırada yer alırlar..

Seçimleri, bu ülkenin güvenlik mimarisini NATO’nun yeni yapılanması sürecindeki fırsatlarla kurma düşüncesinden yana.. Doğal olarak toplantı raporu da tamamen bu yönde.. Soğuk savaş sonrası dönemde standart haline getirilmiş “ayı ve ejderha” ile savaş üzerine kurulu..

İsterdim ki tüm bu tartışma ortamında bir de Avrasya seçeneği üzerine farklı bir fikir üreten birileri olsun.. En azından bir kişi.. Bırakın farklı bir tartışmacıyı, kendi içlerinde bile acaba Avrasya seçeneğini neden düşünmüyoruz diyen olmamış.. Bir kısmı Rusya’yı Avrupa küreselci elitlerin dili ile bir kısmı da “ne Amerika ne Rusya yaşasın hepsini kurnazca birlikte idare etmek” şablonu altında açık ifade edilmeyen Avrasya seçeneği düşmanlığı dili ile konuşmuş.. Diyorlar ki Rusya ve Çin’le “pazarlık masası”nda NATO en elverişli araçtır.. Neyse, gülümsemeniz yüzünüzde kalsın..

Bırakın bir farklı görüşte uzmanı, o farklı görüşü dile bile getiren olmayınca.. Zaten düşman “ayı ve ejderha” herkes tarafından belirlenmiş başlangıç zemini olunca, geriye kalan tartışma kısmı ise sadece kısır hedefe ulaşmanın nasıl başarılacağı üzerine..

Keşke bir kişi olsaydı..Tartışma belki daha farklı yönlere ilerlerdi.. Neden korkuluyor ve tek seslilik güvencesi temel hedef........

© Aydınlık