menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Uluslararası siyasete ve hukuka yazılmak...

45 0
14.08.2026

Yazılmak” müthiş bir deyimdir.. O kadar çok şey anlatır ki.. Başlıktaki “uluslararası siyaset ve hukuka yazılmak” ise tam benim profesyonel meslek hayatımı anlatıyor..

Bazen bizim genç arkadaşlar, “Hocam sizi ara sıra tarih, sosyoloji, jeopolitik gibi alanları konuşurken de duyuyoruz, dinliyoruz ..” diyorlar.. Bu başkaları için bir övgü meselesi benim için bir uyarı.. Kimse aklının ermediği işlerle ilgili ahkâm kesmemeli..

Oysaki ülkede herkesin aklının erdiği konular yok mu? Mesela futbol.. Tüm kamuoyu iki tane televizyon-sosyal medyada yer bulmuş yorumşör (kalemşör ifadesinden esinlenerek sadece bu yazı için türettim) dinleyip sonra kendi yaşları kadar kupası olan Mourinho’nun kötü teknik direktör olduğuna karar vermiyor mu? İç siyasette de böyledir.. Herkes her konuda ahkâm keser..

Bu cehalet son çeyrek yüzyılda Anayasa Hukuku ve uluslararası hukuk alanına da sıçradı.. Herkes Anayasa Hukuku uzmanı.. Herkes, meclis, cumhurbaşkanının görevleri, siyasi partiler yasası konusunda uzman..

Uluslararası hukuk uzmanı da bundan az değil.. Bir açın televizyonları bakın.. Herkes konuşmanın bir noktasında arkasına yaslanarak, göğsünü kabartarak “uluslararası hukuka göre..” diye başlayan cümlelerle yorum yapmaya başlar..

Ne kadar kolay erişilen, ucuz(!) bir alanın çalışanıyım diye insan hayıflanıyor..

Sayın Perinçek’in Açıklamaları

Çok az siyasi parti dış politika üzerine konuşur.. Genellikle iktidar partisi mevcut dış temsili gerçekleştirdiği için ve de konuyla sürekli temasta olduğu için mutlak bir dış politika oluşturur.. Muhalefetten ise dış ilişkiler ile ilgili tutarlı bir politikası olan başta Vatan Partisi, onu takip eden ve tutarlılıktan ödün vermeyen rahmetli Erbakan hocanın Refah Partisi vardı.. Bugün MHP de ciddi şekilde dış politika gündemini eskiye nazaran artırmış, ciddiye almış durumda..

Diğer partiler ise umursamaz.. Sanırım önce iç gündemi halledelim, sonra iktidara gelirsek düşünürüz, diyorlar..

Neyse konumuza dönelim..

Sayın Perinçek iki gün önce Mekke Anlaşması için bir açıklama yaptı.. Açıklamanın içeriği çok ilginizi çekecek: Hem uluslararası hukuka göre bu bir “anlaşma” değil “antlaşma”dır hem de bu yüzden Meclis onayı gerekir, dedi..

Anlaşma-Antlaşma.. Bir tek “t” harfi anlamı bu kadar değiştirir mi diye sormadan edemiyor insan değil mi? Öğrencilik yıllarında bu........

© Aydınlık