Ortadoğu ortaçağa döner mi?
Sevgili okurlarımız, bugün size son dönem yaşadığımız toplumsal panik atak sürecinin psiko-sosyal alt yapısıyla ilgili bir durumu anlatmak istiyorum..
Hikâye şöyle..
Vakti zamanında bu okyanuslar ötesinde vahşi liberalizm dolu bir memlekette “altına hücum çağı”nı kaçırdığını fark eden bir cahil mi cahil kişilik işi tam göbekten – kısa yoldan halletmek ister: Banka soymak..
Ne var ki adli poliste robot resim vs. derken şak diye yakalanır..
Adamın ifadesi çok ilginçtir: Beni nasıl yakaladınız anlamadım.. Yüzüme o kadar da limon sürmüştüm..
Yani adamın şöyle bir inancı varmış.. Yüzüne limon sürerse kimse onu tanıyamaz..
Nitekim, adli psikiyatrinin açıklamalarından farklı olarak benim tahminim şöyle.. Bizimki bir gün komşunun kızını yüzünde limon maskesi ile görmüş.. Her gün makyajlı, saçları yapılmış, şıkır şıkır giyinmiş gördüğü kızı kapının önünde ev hâli ile görünce tanıyamamış.. Şaşkınlığı gören kız lafı uzatmamak için “limondandır efendim..” demiş.. Tabii bizimkinin aklında bir ampul yanmış.. Uzun süredir banka soyma planı yapan kişiye mükemmel bir ipucu olan bu durum hemen harekete geçmesini sağlamış..
Tabii bu olay adamı yakalayan polisler dahil çoğu kişiyi epey güldürmüşse de durum uzman iki akademisyenin dikkatini çekmiş..
Dunning ve Kruger adlı akademisyenler bir araştırma yapıp bir yayın hâline getirmişler.. Yani cehalet ve farkında olmayışın yarattığı özgüven patlaması..
ALEV ALATLI’NIN DEMEK İSTEDİĞİ..
Rahmetli Alev Alatlı’nın Türkiye’nin liyakatsizlik sorunu üzerinde durduğunu biliriz.. Bir de Osmanlı’nın son........
