Dünya Kupası’na veda ettik...
Milli tarih yazımında bence önemli bir yeri var..
Zira spor, içinde bulunduğu sosyal politik dönemin ruhunu yansıtır..
Bizim Dünya Kupası maceralarımız da hep uluslararası siyasetin farklı dönemlerine denk gelmiştir..
Her dönemin ayrı sevinci, hüznü vardır.
Ancak hepsinin özetini vermek gerekirse: Batı cephesinde yine, yeni bir şey yok..
Yine bir nesli heyecanlandırdılar..
Yazık ettiler, üzüldü Z Kuşağı çocukları..
Biz mi? Biz eski nesil zaten biliyorduk..
Zira, bir öncekinde Londra Üniversitesi öğrenci barınağında aynı heyecanı İngiliz spikerin sunumuyla yaşamıştım..
O yılın Dünya Şampiyonu olan Brezilya’ya attığımız gol benim için o kupanın en önemli anı olmuştu..
Bu Dünya Kupası’nda maalesef öyle büyük bir takımla da karşılaşma fırsatı bulamadık..
ABD’yi yendik..
Bizim kuşak bunu tahmin ediyordu..
Onların futbolu da iyi ama bizimkinden farklı.. Bu onlar açısından sonradan önem kazanmış ama Amerikan futbolu kadar popüler olamamış ikincil futbol..
Bizim kadar futbol ülkesi bile değiller..
Ülkelerinin bir kısmı bizim futbol için Dünya Kupası düzenlediklerinin farkında dahi değil..
SOĞUK SAVAŞ DÖNEMİ
Bizim kuşak tanıklık ve deneyim kıdemlisidir.. O nedenle bazı ince ayrıntıları kavrayışı da yüksektir.. Nelere tanıklık etmedik ki..
Mesela Soğuk Savaş dönemini..
“Türkiye’yi küçük Amerika yapacağız.” diyenlerin icraatları ile bizi özümüzden nasıl kopardıklarını..
Ne kötülükler ithal etmedik ki..
Senatör McCarthy ile 1950’ler ABD’sinde başlayan komünist avını bile ithal ettik..
Hangi şartlarda ve neden mi? 50’li yıllar.. Demokrat Parti’nin işi çok zor..
Cumhuriyeti kuran parti ile rekabet etmek için ortaya epey somut parlak şeyler koymak........
