Devlet aklı ve Suriye
Uzun süredir yazılarımızda devlet aklı kavramına atıf yaparız..
Devlet aklı kullanmadan hareket etmek çok problem yaratır..
Günümüzde bunun bir örneği ise İsrail ve ardından sürüklenen ABD..
Aydınlanma dediğimizde karşımıza çıkan açık ve net olarak Ortaçağ sonrası mistik-skolastik yönetimin sona ermesi..
Kant, aydınlanmayı “ergin olmama” durumunu aşmak olarak ele almıştır.. Sosyalizm ise insana, üretim gücüne değer vermeyi aydınlanmanın gereği olarak görür..
Aslında bilim ve aklın bütün kamusal kolektif süreçlerde ön plana alınmasıdır..
Gerçekten de ergin, reşit olmayan bakışla bir devlet yönetilir mi?
Aklı öne çıkaran aydınlanma ile artık mistik – feodal – ruhani kodlar yerine akıl-bilimsel bakışla üretilmesi gereken toplumsal yaşam gündeme gelmiştir..
Bugünkü modern devlet veya devlette modernizasyon düşüncesi bu şekilde ortaya çıkmıştır..
SURİYE İÇ SAVAŞI
Suriye’deki Esad rejimine 2010’lu yıllarda alerji duyan taraflar ile Irak’ta işgali bitiren taraflar bir araya geldiğinde sıradaki iç savaş olan Suriye iç savaşı başlamıştı..
15 yıl süren iç savaş sürecinde Türkiye’nin milyonlarca Suriyeli savaş mültecisini ağırlamak zorunluluğu ortaya çıktı.
Bir büyük dezavantaj olarak YPG adını alan terör örgütü önce alanda yayılarak, sonra da SDG ismiyle katman olarak genişleyerek büyük bir meydan okumaya girişip Kuzey Suriye’de bir Kürt devleti kurmaya dahi çalıştı..
Bu süreçte başımıza neler gelmedi........
