menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Aşkın sürgünü 1: Etik yapı

23 0
10.05.2026

Bir filozofun söyledikleri kadar söylemedikleri de düşünmeye değerdir. Nikomakhos’a Etik (Say Yayınları) bu açıdan iyi bir örnek. Aristoteles’in kitapta kurduğu düşünce yapısı, ilkin, aşkı dışarıda bırakıyormuş gibi görünür. Metin boyunca aşk, adıyla neredeyse hiç anılmaz. Anıldığı birkaç yerde ise konunun merkezinden uzaktadır, korkak insanların kaçtığı şeylerin yanına ya da dostluğun aşırıya kaçmış bir biçimine bağlanır. Onun yerine dostluk, erdem, haz ve mutluluk gibi kavramlar geçer. Oysa bu yokluk durumu, aşkın düşünülmediği anlamına gelmez. Aristoteles aşkı, başka bir düzlemde, başka bir kavramın içinde eritilerek ele alır. Öyleyse aşkı bulmak için onun adını değil, yerine geçtiği kavramsal alanı izlemek gerekir bu kitapta.

Aristoteles insan yaşamını baştan sona bir amaçlılık içinde düşünmüştü. Ona göre tüm sanatların, araştırmaların ve eylemlerin amacı iyiye ulaşmaktır; bu iyi de en yüksek düzeyde mutluluk olarak tanımlanır. Mutluluk, süreklilik kazanan bir etkinlik, ruhun erdeme uygun olarak işlemesidir. Aşk da böyle bir çerçevede, kendi başına bir olay olmaktan çıkar ve iyi yaşamın bir unsuru olarak yeniden tanımlanır. Artık mesele, aşkın iyi yaşamla nasıl bağdaştırılabileceğidir.

GÖRÜNMEZ BİR KARAR

Aşkı bütünün dışına taşıyan bu işlem, Aristoteles’in mimarisinde, geniş bir kavramsal aygıtın kendiliğinden hazırladığı düzlem üzerinde, neredeyse fark ettirmeden gerçekleşir. Aşk, bu yüzden, yenilmiş bir hasım gibi de çıkmaz karşımıza: Sınıflandırılmış, indirgenmiş, evcilleştirilmiş bir konu olarak çıkar. Yokluğunun kendisini kitapta bunca hissettirmesi, bastırmanın ne kadar başarılı yapıldığının da işaretidir. Felsefe metinlerini biraz da böyle okumak, yanlış olmasa gerektir. Çünkü ancak bu şekilde, söylenmiş olanın gerisinde, bütün düzeneğin söylemediğini söyleyen bir başka tabakayı görmek mümkündür.

Aşk, metnin daha ilk satırından itibaren dışarıdadır, kapının önünde… Ama bunun........

© Aydınlık