Bir medeniyet nasıl gün yüzüne çıkarılır?
Geçen hafta yurdumuza, dünyamıza, kültürümüze sahip çıkmanın bir yolunun da akademik araştırmalar, arkeoloji, ilim, bilim ile olduğuna değinmiştim. Topraklarımızın tarihini yazmayı yabancıların taraflı gözüne bırakmak yerine kendimizin bu tarihi arayıp, bulup, kendimizin yazması gerektiğine değinmiştim. Buna “Yumuşak Güç” dendiğinden söz etmiştim.
Yabancıların bu gücü çok iyi kullandıklarından ancak tarafsız olmadıklarından da bahsetmiştim. Topraklarımızın en eski tarihi arkeoloji ve antropoloji ile anlaşılabiliyor. Ben de birçok arkeolog, jeolog, antropolog ile konuşarak, bilgi alarak burada sizlerle bu bilgileri gelecek haftalar boyu paylaşacağım. İzmir Arkeologlar Derneği Başkanı Fatma Ela Baltutan şöyle anlatıyor:
Kazı Ekibinde Kimler Yer Alır?
- Kazı Başkanı
- Kazı Başkan Yardımcısı/Yardımcıları
- Mimar ve mimari restoratör
- Jeolog
- Restoratör-konservatör
- Sanat tarihçi
- Arazi/açma sorumlusu (arkeolog)
- Depo/eser sorumlusu
- Küçük buluntu/seramik çizimcisi
- Arazi ölçüm ve mimari çizimci
- Heykeltıraş
- Fotoğrafçı
- Antropolog
- Arkeo-botanikçi
- Epigraf
- Nümizmat
- Öğrenciler/stajyerler
- İşçiler
- Aşçı
- Bekçiler
Kazıya Başlarken
Önceden yapılan planlama doğrultusunda görev dağılımı yapılarak başlanan kazı çalışmalarında, yapılan işlemlerin arkeoloji bilimine ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununa uygunluğunu denetlemek üzere Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından görevlendirilen bakanlık temsilcisi de hazır bulunur.
Bilimsel arkeolojik kazıların birinci şartı belgelemenin eksiksiz ve doğru yapılmasıdır.........
