menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Mizahçı Noyan, 'Akın Abi'sine soruyor

38 0
21.03.2026

Noyan Öner: Eski bayramlar nasıldı Akın abi?

Akın Çavdarlı: Eski bayramlar eskide kaldı Noyan’cığım, Sen kafana göre sor bende merak ettiklerini dilersen..
Noyan- Peki karikatüre ne zaman başladın abi?

A.Ç.: Karikatüre ilk okulda küçük karalamalar
yaparak başladım. İlk karikatürüm 12
yaşımdayken zamanın çok satan meşhur
mizah dergisi Gırgır'ın arka sayfasında
çıkmıştı. Sonrasında defalarca karikatürüm
yayınlandı. Hatta bir karikatürüm de Gırgır
dergisinin 3. sayfasında çıkmıştı. Beni çok
etkileyen bu durum hayatımı çizimle ilgili
şekillendirmiştir.

Noyan: Hangi dergilerde çalıştınız?
A.Ç:Günümüzde artık yayınlanmayan ama mizah
dergiciliği tarihimizde önemli yeri olan
Gırgır, Fırt, Çarşaf, Hıbır, Joker, Ustura
şu an aklıma gelen dergilerde çizmişliğim vardır.

Noyan: İnsanlar ya da aileniz buna karşı çıktı mı Akın abi?
A.Ç: Her zamanın takdir gören meslekleri vardır.
Mesela bugün bilgisayar oyun programcılığı
veya dizi oyunculuğu işleri ne kadar popülerse
o zamanlarda da mizah dergisinde çalışmak önemli
bir ayrıcalık olduğundan desteklenirdi. Beni ailem
engellemedi hiç. Çok sıra dışı bir meslek
olduğundan nasıl destekleyeceklerini de pek
bilemediler tabii.. Yani biraz kendi çabamla
bir yerlerde çizerek varolmaya çalıştım.

Noyan: Karikatür sizin için ne ifade ediyor?
A.Ç: Karikatür, bir fikre dikkat çekmek için
insanların alışkın oldukları bakış açılarının
dışında onları şaşırtma ve güldürme
iddiası taşıyan organik zeka gösterisinin
çizimle ifadesidir. Biliyorum çok karışık bir
tarif oldu ama 'iyi karikatür ve kötü karikatür'
arasına fark koymaya çalıştım o yüzden. Zira
içinde zekaya iltifat etmeden çizilmiş karikatürler
benim için anlamlı değil. Ben çizerken de elimden
geldiğince bahsettiğim tarife özen göstermeye çalışıyorum.
Takdir tabii ki okuyanlarındır.


Noyan: Mizah dergilerinde hangi karakterleri çizdiniz?
A.Ç: Noyan'cığım o zamanlarda ürettiğim şimdilerde
eski dergilerin arasında kaybolmuş bazı karakterlerim
olmuştu: İlk aklıma gelenler " Çapkın Ağabey,
Aman Avcı, Cemuzin, Okur-Fokur.." Sevgili Erdal
Belenlioğlu'nun ürettiği "Mayk Çiller" adlı karakteri
kendisi dergiden ayrıldığında epey süre kendim yazıp
çizmiştim. Aynı zamanda -yanılmıyorsam- mizah yazarı
Atila Atalay'ın Alper Atalan ve Osman Şayan ile
birlikte son haline getirdikleri " Nenecim " adlı
karakterin haftalık yarım sayfa hikayelerini
çizmiştim. Aklıma gelen karakterler bunlar..


Noyan: Karikatüristken ek işte çalıştınız mı?
A.Ç: Evet! güzel bir soru bu. Seyrek de olsa
çizdiğim zamanlar olmuştu. O aralar reklam
ajansları ve yapım firmalarında da çalıştım.
Çoğu firmada grafiker veya metin yazarı
olarak çalışırken çizim yeteneğimin çok
faydasını görmüşlüğüm vardır.


Noyan: Karikatürist olmasanız ne olurdunuz?
A.Ç.: Karikatürist olmanın avantajlarını
düşünecek olursam; öncelikle kendine ait
fikirlerini serbest zamanlarında uygulama
imkanın var. Yaptığın işin sahibi olarak
tatmin duygusu hissedebiliyorsun. İnsanlar
senin mesleğini renkli ve özel bir yetenek
dahilnde gördüğünden kendini, ayrıcalıklı
konumlandırma durumun olabiliyor.
Dezavantajına gelince; sabit bir aylık
maaşın olmadığından uzun vadeli ev, araba
gibi yatırımlara giremiyorsun. Çalışma
alanlarının sürdürülebilir garantisi olamıyor.
Kısaca ne göründüğü kadar zor, ne de göründüğü
kadar kolay bir yaşam formu değil bence..
Buna rağmen tekrar dünyaya gelsem diyelim;
Herhalde benzeri bir iş kolunda yine halkın
yararına üreten biri olmak isterdim.

Noyan: Hiç çizim yaparken sabahladınız mı?
A.Ç: Sevgili Noyan sen de okulunda fiziksel
dergiler hazırlayan geleceğin başarılı aday
mizahçısı olarak tahmin edeceğini
düşünüyorum. Şöyle ki; Çalıştığım dergilerin
matbaada basıldığı günün sabahı satış noktalarına
giderdi. İnternetin hızlı iletişiminin olmadığı zamanlarda
Haftalık dergimizin okura en güncel ve taze mizahı
vermesi şarttı. Bu nedenle ben ve arkadaşlarım mizah
yazı, karikatür vb. hazırlık işlerini sabaha karşı bitirip
dergiyi matbaaya verirdik. Ben yıllarca her perşembe gecesi
bunu yaşardım. Bazılarımız masaların üzerinde uyuyakalarak
öğlene doğru evlerine dönerdi. Ben uyumaz ilk otobüsü bekler
kendimi eve atmaya çalışırdım. Bu gençlikte yaşanabilecek
çok farklı ve eğlenceli bir deneyimdi benim için.

Noyan: Uzun süre çizmek sosyal hayatınızı etkiliyor mu?
A.Ç. -:Uzun süre çizmek sosyal hayatımı olumlu etkiledi
ve etkilemeye devam ediyor. Aslında senin yaşındayken
arkadaşlık kurmakta zorlanıyordum ve kendimi biraz
kapatıyordum. O zaman iyi ki bilgisayar oyunları kolaylığı
yokmuş ki kendimi daha da bilgisayara kapatmayıp karalamalar
yapmaya ve çizimlerimi aileme göstermeye başladım. Annemin
desteklemesiyle artık akrabalarıma da sergileme cesaretini
bulmuştum. Bu benim özgüvenimi artırdı ve çizdiklerimi
Gırgır dergisine yollamaya kadar götürdü. İlk zamanlar çizdiklerim
hiç beğenilmedi. Ama ben o derginin sadık bir okuru olarak
başkalarına yapılan eleştirilere bakarak kendimi geliştirdim ve
büyük bir karar alıp cesaretle tek başıma o dergiye kendi ellerimle
götürmeyi başardım. Bu benim gibi bir çok çizen amatör arkadaşlarla,
dergi emekçileri ağabey ve ablalarla tanışmamı sağladı. Sosyal hayatım beni imzamı tanıyan bir çok dergi okur ve çizeriyle bağ kurmamla renklendi diyebilirim. Dergiyi bilen bir çok insanla yepyeni bir çizgi detay dilini dekonuşabildiğimiz bir ortamımız var. Kısaca karikatür dili, sosyal hayatımaçok özel bir avantaj sağladı ve sağlamaya devam ediyor Noyan'cığım.

Noyan: Son 10 yılda ününüz düştü mü arttı mı?
A.Ç.: "Ün, şöhret ve meşhurluk" işini iyi ve doğru yapmaya çalışan insanlar için 2. planda olması gereken bir özellik olmalı diye düşünüyorum. Eğeristikrarlı bir üretim alanın varsa, seni keşfeden nitelikli insanların çokluğu göreceli olarak çizeri tatmin ediyor zaten. Niteliksiz çokluğun getirdiğiünü tercih etmeyecek bir olgunluktayım. Popülizmin maddi getirisine ihtiyaç duyan çook ünlüleri de anlayabiliyorum. Ama bana göre değil.

Noyan Öner: abi seni çok seviyorum ve röportaj için sana en içten şekilde teşekkür ediyorum.

A.Ç.: Noyan'cığım ben de seni seviyor ve geleceğin bu başarılı mizahçısını kalben destekliyorum. Günümüzde, çizgi ve mizahı severek yapan o kadar az genç yetişiyor ki. Umarım aydınlık yarınlar için al bayrak altında ve Atatürk sevgisiyle kaliteli mizah zekasına sahip senin gibi gençler akın akın gelecektir. Seni ve sana emek verenleri verecek olanların emeklerini öperek baş üstüme koyuyorum. Sevgiler Noyan Öner!


© Aydınlık