DEPREMLER, ZAMLAR, KAZALAR, KAYBETTİKLERİMİZ...
2025 yılı böyle geçmişti. 2026'da gene 3 yıl önceki Kahramanmaraş depremini hatırladık... Gene zamlar geldi, gelecek. Emekliler gene isyanda. İşyerleri kapanmaya devam ediyor. Çiftçi, ürününün para etmediğinden şikayetçi ama pazarda 100 liranın altında sebze ve meyve bulamıyoruz Ankara'da... Hayatı dolu dolu yaşamayı unuttuk neredeyse. Ama bizler gibi 70'likler ve bizden öncekiler güzel günler de yaşamıştı bu ülkede. Topluca türküler de söylenmiş, halaylar da çekilmişti. Ya radyo bize eşlik etmişti ya da biz radyodan akan nağmelere bedenimizi oynatarak eşlik etmiştik. Güzel günlerdi, özel günlerdi... O özel günlerde özel yayınlar yapılırdı. 23 Nisan günü şıkır şıkır giyinen çocukların kahkahaları göklere yükselir, dünyanın dört bir tarafından gelen çocukların dansları, spor salonlarının duvarlarını titretir, parklardaki ağaçların yapraklarını coştururdu.
Bizden öncekilerden kalan ve bizim de yaşadığımız birkaç toplumsal olayda yani toplumsal sevinç günlerinde radyo ne yapmış hatırlayalım mı?
Toplumsal sevinç duyulan günler, genel bir ferahlık duyulan günlerdir. Örneğin ülkede çok önemli bir maden bulunması (altın gibi) millî menfaatlerin diğer ülkelere göre önemli artış göstermesi, bir savaşın kazanılması, çok önemli bir tesisin tamamlanması vb.
Böyle özel yayınlara bir örnek olarak, Türk Dili Kurultayı’nın toplandığı gün olan 26 Eylül 1932 tarihini........
