DOSTA DÜŞMANA KARŞI ANTALYASPOR
!Antalyaspor son yıllarda yönetilemeyen bir yapının adı olarak karşımıza çıkar oldu.
Geçtiğimiz sezon Süper Lig'e veda ederken sorun yalnızca teknik direktör ya da futbolcu değildi. Sorun tek bir sezon da değildi.
Sorun, yıllardır aynı hataların farklı isimlerle tekrar edilmesi idi.
Antalyaspor'un en büyük kaybı puanlar değil kurumsal kimliği idi.
Bir dönem Avrupa kupalarından söz eden kulüp bugün sürekli borçlarını konuşuyor. Transfer yasağı ihtimali, ödenemeyen yükümlülükler, FIFA dosyaları, mali krizler ve her yönetim değişikliğinde yeniden başlayan tartışmalar artık olağan hale geldi.
Kendini aklamak isteyen suçu Antalyaspor'a atıyor. Antalyaspor üzerinden prim yapanlar, kulübü kullanarak zenginliğine zenginlik katanlar foyaları ortaya çıkınca ne hikmetse suçu gazetecilere atıyor.
En acısı ise kimsenin artık buna şaşırmıyor olması.
Çünkü Antalyaspor'da kriz düzen haline gelmiş.
Yöneten de yok sahip çıkan da!
Her genel kurulda umut veren cümleler kuruluyor.
Her yönetim göreve gelirken büyük hedeflerden bahsediyor.
Ancak aylar geçmeden aynı tablo karşımıza çıkıyor.
Kulübün geleceğini planlayan bir anlayış yerine günü kurtarmaya çalışan bir yönetim anlayışı yıllardır değişmiyor.
Antalyaspor artık yönetilen değil, idare edilmeye çalışılan bir kulüp görüntüsü veriyor.
Peki, bir futbol kulübü nasıl yönetilmeli? Bu soruyu sormak biz gazetecilere düştüğü gibi bu soruyu cevaplamak da pek tabii ki size düşer. Sırf soru........
