menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ANTALYA: MEDENİYETLERİN ZİRVESİNDEN, RANTIN ÇUKURUNA!

14 0
25.01.2026

​Antalya’da gökyüzü her karardığında, şehir sakinlerinin yüreğine o tanıdık endişe düşer. Birkaç saatlik şiddetli yağış ve fırtına; su taşkınları, uçan çatılar ve felç olan bir trafikle şehri esir alır. Ancak bu tablo sadece bir iklimsel bir sorun değildir. Bu giden canların, mal kaybının, çiftçinin yok olan emeğinin ve paramparça olan umutların tablosudur. Modern bir metropol mü yönetiliyor, yoksa doğanın insafına bırakılmış dev bir şantiye mi, ayırt etmek her geçen gün zorlaşıyor.

​Geçmişin Mirası
​Tarihin tozlu sayfalarını araladığınızda, bu topraklarda hüküm sürmüş medeniyetlerin bize bıraktığı en büyük mirasın "öngörü" olduğunu görürsünüz. Termessos’tan Sagalassos’a kadar antik kentlerin neden sarp kayalıklara ve yüksek yamaçlara kurulduğunu hiç düşündünüz mü? Elbette savunma ve güvenlik birincil sebepti; ancak bu kadim halklar, bölgenin iklim sertliğini, ani sel baskınlarını ve coğrafyanın karakterini bizden çok daha iyi okumuşlardı.

​Bugün Antalya’nın eski yapılarına baktığımızda kiremit çatı göremeyişimiz, aslında yerel bir mimari hafızanın sonucuydu. Ancak biz, bu hafızayı silip yerine "betonun plansız" yüzünü koymayı tercih ettik. Coğrafya kaderdir, evet; fakat bu kaderi bir felakete........

© Antalya Son Haber