İKLİM KRİZİ KAPIDA DEĞİL; İÇERİDE...
Türkiye’de iklim değişikliği çoğu zaman geleceğin sorunu gibi anlatılıyor. Sanki uzak bir tehditmiş gibi… Sanki yıllar sonra karşılaşacağımız bir meseleymiş gibi… Oysa gerçek çok daha sert.
İklim krizi kapıda değil. İçeride.
Orman yangınlarında içeride. Kuruyan barajlarda içeride. Sellerle yıkılan şehirlerde içeride.Her yaz daha sıcak olan şehirlerimizde içeride.Ve en önemlisi… Bu kriz artık yalnızca çevre sorunu değildir. Bu kriz bir kalkınma, güvenlik ve yaşam meselesidir.
Dünya Yeni Bir Gerçeklikle Yüzleşiyor
Son yıllarda dünyanın dört bir yanında yaşanan felaketler tek bir gerçeği ortaya koydu: İklim değişikliği artık bilimsel raporların konusu olmaktan çıktı. Bugün dünya; mega yangınları, yıkıcı selleri, uzun kuraklık dönemlerini ve aşırı sıcak dalgalarını aynı anda yaşıyor. Akdeniz havzası ise bilim insanlarının ifadesiyle “iklim krizinin sıcak noktası.” Türkiye bu sıcak noktanın tam ortasında.
2026 yılında Antalya’da düzenlenecek olan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Taraflar Konferansı COP31, aslında dünyaya bir ayna tutacak. Bu ayna sadece küresel politikaları değil, aynı zamanda Antalya’nın gerçeklerini de gösterecek.
Kuruyan su........
