menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kırmızı Montun Bedeli

16 0
28.03.2026

Savaş alanlarında bazı dersler kitaplardan öğrenilmez. Onlar ancak hayatta kalındığında anlaşılır. Ve çoğu zaman o derslerin bedeli kalp atışlarının hızlanması, dizlerin titremesi ve ömürden eksilen birkaç yıl olur.

Bosna Savaşı sırasında anlatılan bir anekdot vardır. Foto muhabirleri arasında yıllardır dolaşan, sahada çalışmanın ne anlama geldiğini tek bir sahneyle anlatan bir hikaye.

Bir foto muhabiri çatışmaların sürdüğü bir bölgede görev yapıyordur. Şehir keskin nişancıların kontrolündedir. Bir sokaktan diğerine geçmek bile ölümle pazarlık yapmak gibidir. Bir noktada ekip, açık bir alanın karşı tarafına geçmek zorunda kalır. Mesafe aslında çok kısa. yaklaşık yirmi metre. Normal bir yürüyüşte belki on saniye bile sürmeyecek bir mesafe. Ama o yirmi metre, ölümle yaşam arasındaki ince çizgidir.

Keskin nişancıların o hattı gördüğü bilinmektedir.

Önce birkaç kişi geçer. Hepsinin üzerinde koyu renk kıyafetler vardır. Hızlı bir koşuyla boşluğu kat ederler ve sorunsuz şekilde karşıya ulaşırlar.

Sıra foto muhabirine gelir.

Onun üzerinde ise kırmızı bir mont vardır.

Koşmaya başladığı an, sessizlik yerini keskin nişancı tüfeklerinin sesine bırakır. Kurşunlar etrafına düşmeye başlar. O an zaman yavaşlar. Yirmi metrelik mesafe sonsuza uzayan bir koridora dönüşür. Foto muhabiri koşmaya devam eder. Her adımında yere........

© Anayurt