Bilsem dönüp gelecekseniz… Gözyaşımı yol eylerim…
Yıl 1997. Mevsim yine bu aylardı. Başbakan danışmanı olarak Paris’te bir toplantıya katılmıştım.
Yüreğim öylesine serindi ki içim içime sığmıyordu. Adeta babacığım bana:
"Oğlum neredesin, neden yanımda değilsin? Bak, ben seni görmeden gidiyorum. Babana veda etmeyecek misin?" diyordu.
Aradan kısa bir süre geçti. Dönemin Rize Valisi Erdal Ata beni telefonla arayarak:
"Yurda dönerseniz iyi olur," dedi.
Durumu anlamıştım. Babamın cenazesine yetişebilmem benim için bir teselli olmuştu.
---
Baba acısı yüreğimi yakarken, en büyük tesellim annemin yanımda oluşuydu. Onun içi yanıyordu.
Kolu kanadı kırılmış, yılların çınar ağacını kaybetmişti. Buna rağmen, evlatlarının yanında kale gibi duruyor, kanatlarının altında bizi koruyordu.
Annemle her buluşup ayrılırken bana:
"Gelip de görmemek........
© Anayurt
