menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bayramın eşiğinde

14 0
19.03.2026

Yarın idrak edeceğimiz Ramazan Bayramı’nı şimdiden en içten dileklerimle kutluyorum. Her ne kadar bayram sabahına henüz uyanmamış olsak da o tanıdık heyecan şimdiden evlerimize, sokaklarımıza, kalplerimize yerleşmiş durumda. Bayram dediğimiz şey zaten biraz da bekleyişin, hazırlığın ve özlemin kendisi değil midir?Ramazan ayı boyunca tutulan oruçlar, edilen dualar, paylaşılan sofralar artık yerini bayramın o sıcak ve samimi atmosferine bırakıyor. Bayramlar; kırgınlıkların unutulduğu, mesafelerin kısaldığı, kalplerin birbirine biraz daha yaklaştığı özel zamanlardır. Bir telefonla, bir ziyaretle, bir tebessümle bile insanların birbirine ne kadar iyi gelebileceğini hatırlatan günlerdir.Ankara’da bayramın kendine has bir havası vardır. Başkent olmanın o ciddi ve resmi görüntüsünün altında, bayram günlerinde bambaşka bir sıcaklık hissedilir. Özellikle eski semtlerde, Ulus’un dar sokaklarında, Hamamönü’nün taş evlerinin arasında, sabahın erken saatlerinde başlayan bayram telaşı gün boyu sürer. Kapı önlerinde bayramlaşmalar, çocukların şeker toplama heyecanı, büyüklerin “nerede o eski bayramlar” diye başlayan sohbetleri… Hepsi Ankara’nın bayram hafızasının bir parçasıdır.Bayram sabahı camilerden yükselen selâlar ve ardından kılınan bayram namazı, şehrin dört bir yanında aynı duyguda buluşturur insanları. O an, herkes aynı dileği paylaşır aslında: Huzur, sağlık ve birlik. Sonrasında kurulan kahvaltı sofraları, ziyaretler, ikram edilen tatlılar… Belki her yıl benzer ritüeller tekrarlanır ama o duygular her defasında yeniden yaşanır.Günümüzün hızlı temposu içinde çoğu zaman ihmal ettiğimiz aile büyükleri, akrabalar ve dostlarla yeniden bir araya gelmek için önemli bir fırsattır bayram. Özellikle büyük şehirlerde, aynı şehirde yaşayıp aylarca görüşemeyen insanların bayramda bir araya gelmesi, bu günlerin ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha hatırlatır.Elbette zaman değişiyor, alışkanlıklar da buna bağlı olarak dönüşüyor. Artık bayramlaşmaların bir kısmı telefonla, mesajla, hatta görüntülü konuşmalarla yapılıyor. Ama yine de yüz yüze edilen bir sohbetin, paylaşılan bir çayın, birlikte yenilen bir tatlının yerini hiçbir şey tutmuyor. Bayramın ruhu, biraz da o fiziksel yakınlıkta saklı.Bu bayram belki herkes sevdikleriyle bir arada olamayacak. Kimi görev başında olacak, kimi uzak şehirlerde, kimi de hayatın farklı yükleriyle meşgul… Ama önemli olan, o bağı koparmamak. Bir mesaj, bir arama, küçük bir hatırlayış bile bayramın anlamını yaşatmaya yeter.Yarın sabah uyandığımızda belki de ilk yapmamız gereken şey, sadece bayramı kutlamak değil; aynı zamanda içimizdeki o paylaşma, anlama ve affetme duygusunu da yeniden hatırlamak olmalı.Ramazan Bayramı’nın başta Ankara olmak üzere tüm ülkemize sağlık, huzur ve bereket getirmesini diliyorum. Bayramınız şimdiden mübarek olsun.


© Anayurt