Planın ve yoldaşlığın geometrisi
Günümüz dünyasının düştüğü en büyük entelektüel yanılgı, başıboşluğu bir özgürlük; plansızlığı ise sahte bir samimiyet göstergesi saymasıdır. Oysa hakiki bir aristokratik duruş, kaosun ucuz cazibesine kapılmayı değil, kaosa kendi iradesinin disiplinini dayatmayı gerektirir. İnsan, her daim nereye ve nasıl gideceğini bilen, kendi pusulasının mutlak efendisi olan bir varlık olmak mecburiyetindedir. Öyle ki, zihni dinlendirmek adına yapılan o meşhur, öylesine yürüyüşlerde bile asil bir ruh, gizli bir haritanın izini sürer. Başıboş dolaşırken, bir flâneur edasıyla sokakları arşınlarken dahi insan, aslında kendi içsel nizamının belirlediği görünmez bir yol üzerindedir.
Hal böyleyken, nihai ve somut bir hedefe doğru yola çıkıldığında, bu kutlu yolculuğun sıradan bir rüzgarın esintisine bırakılması düşünülemez. Menzile varmak niyetindeysek, yolun her aşaması, en ince ayrıntısına kadar titizlikle, adeta bir saat ustasının dişlileri yerleştirmesi gibi tasarlanmalıdır. Burada zikredilen "adım adım" ifadesi, retorik bir süslemeden ya da alelade bir kelime oyunundan ibaret değildir; bilakis, mutlak bir hakikatin tezahürüdür. Sağ ayağını mukadderatın zeminine basan bir insan, sol ayağının milimetrik olarak nereye........
