menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Güvenin görünmez bilançosu: Neleri "görmedik"?

25 0
19.02.2026

Bir mekana girdiğimizde orayı neden güvenli buluruz? Çünkü zihnimiz saniyeler içinde sessiz bir kontrol listesi yapar: “Burada başıma tavan çökmez, burada bana kimse saldırmaz, burada eşyam çalınmaz.” Yani güven, aslında "başıma gelmeyecekler" listesidir. Mekanla yaptığımız sessiz bir anlaşmadır bu; o bize konfor sunmaz, tehlikesizlik vadeder.

İnsan ilişkilerinde ve ticaret hayatında güven mimarisi de tam olarak bu "negatif liste" üzerinden işler.

Birine güvendiğimizde veya bir ticari ortaklık kurduğumuzda, aslında karşı tarafın yapacağı iyilikleri değil, yapmayacağı kötülükleri garanti altına aldığımızı sanırız. “O beni yarı yolda bırakmaz”, “Bu çek karşılıksız çıkmaz”, “Malı eksik göndermez” deriz. Güven, karşımızdaki kişinin potansiyel zarar verme kapasitesini, bizim için kullanmayacağına dair duyduğumuz inançtır.

Ancak tam bu noktada, o görünmez listeyi yaparken hem özel hayatta hem de iş hayatında çok kritik bir hata yapıyoruz: Samimiyet körlüğü.

Ticari intihar: Riskleri "göz ardı" etmek

Ticarette güvenin sarsılması ve maddi kayıp, çoğu zaman karşı tarafın bizi şaşırtması değil, bizim kendimizi kandırmamızın sonucudur. Buna........

© Analiz