Bakire zihinler iii
Sınırları net bir şekilde çizilmiş ve gereksiz kalabalıklardan, başkalarına ait dayatma düşüncelerden arındırılmış bir zihin, artık devasa bir inşaya hazırdır. Bu son bölümde, sıfırdan anıtsal bir bina diker gibi, zihnin içinin nasıl kusursuz bir mimariyle ve işlevsel bir sistemle inşa edilebileceğine odaklanıyoruz.
Zihninizi sadece pasif bir düşünce havuzu veya tozlu bir anı deposu olmaktan çıkarmalısınız. Onu; sizinle her yere gelen, dışarıdan kimsenin göremediği ama sizin her bir santimetrekaresini ezbere bildiğiniz devasa bir kütüphaneye, bir bilgi üssüne ve çok katmanlı bir operasyon merkezine dönüştürmek zorundasınız. Bu kusursuz inşanın en temel kuralı şudur: Yaşadığınız her bir olay, üstlendiğiniz her bir rol ve çözmeniz gereken her bir problem için zihninizin içinde dış dünyadan tamamen izole edilmiş, özel çalışma alanları kurmak.
Çoğu insanın zihni, her sesin birbirine karıştığı, sınırları belirsiz, gürültülü bir pazar yeri gibidir. İş hayatındaki bir krizin stresi, evdeki huzuru zehirler; geçmişteki bir başarısızlığın yankısı, geleceğe dair kurulacak yepyeni bir projenin inancını kırar. Çünkü dosyalar birbirine girmiş, konular birbirine fena halde........
