menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bakire zihinler II

9 0
23.07.2026

Kafamızın içindeki o kalabalık seslerin kime ait olduğunu, inançlarımızın ne kadarının bizim kendi üretimimiz olduğunu sorguladık. Bu hafta ise kapıları o gürültülü dış dünyaya tamamen kapatıp içeriye, insanın sahip olduğu o en mahrem alanın tam merkezine bakıyoruz: Zihnimizin iç mimarisine, eşyalarına ve işleyiş düzenine.

Zihnimizin içi, bizim en özel, en dokunulmaz sığınağımızdır. Orayı, sadece bize ait olan, anahtarı başkasında bulunmayan ve kuralları sadece bizim tarafımızdan belirlenen gizli bir ev gibi düşünebilirsiniz. Ancak bu soyut mekan, fiziksel bir evden çok daha özenli, çok daha titiz bir bakımı ve sürekli bir farkındalığı hak eder. Evlerimizin temiz ve düzenli olması, eşyaların yerli yerinde durması hepimizin aşina olduğu, toplumsal olarak da benimsediğimiz sıradan bir normdur. Fiziksel odamızda yerde duran bir çöpü gördüğümüzde rahatsız olur ve hemen alır atarız, masamızın üstü dağıldığında çalışamayacağımızı anlar ve hiç düşünmeden o dağınıklığı toparlarız. Peki, aynı özeni, aynı "hijyen" beklentisini ve temizlik alışkanlığını kendi düşüncelerimize, zihinsel odalarımıza karşı da gösterebiliyor muyuz?

Nedeni basit gibi görünse de aslında bir o kadar karmaşık bir durumla karşı karşıyayız. Çoğu insan zihnini........

© Analiz