Asıl kahraman Penelope'nin sessiz direnişi
Odyssey Destanın görünmeyen kahramanı: Penelope
Odyssey filmi ile ilgili birçok eleştiri yapıldı: Çekimler, oyunculuklar, kostümler, filmin uyarlama olması ama buna rağmen farklı anlatımlar nedeniyle belgesel tadı taşıması gerektiğine dair görüşler… Bunlar gibi pek çok eleştiriden ziyade daha farklı bir konuya değinmek istiyorum: Ben bu filmi izlerden asıl kahramanın Odysseus’un değil, Penelope’nin sessiz direnişi olduğunu düşündüm.
Beklemek gerçekten pasif bir eylem miydi? Penelope, sarayını ve iradesini koruyarak kendi mücadelesini de vermiyor muydu? Çünkü bazen en büyük mücadele, bir savaş meydanında değil de beklemeye zorlandığın bir hayatta, kendi iradeni koruyabilmekti ve sadakat hem teslimiyet hem de bilinçli bir tercih, değil miydi?
Açıkçası filmi izlerken bu sorular kafamda dönüp duruyordu ve Nolan’ın, destanda yer alan kültürün cinsiyet mantığını nasıl ele alacağını merak ediyordum. Gündüz dokunan ve gece sökülen bir kefenin ona zaman kazandırması, lâkin, yine de 20 yıl boyunca kralsız da olsa, o tahtta onun oturmasına rağmen ülkenin yönetiminde söz sahibi olamaması ve evliliğe zorlanması da eril düzenin bir göstergesiydi. Filmde bu isyanı Penelope’nin ağzından duyuyoruz.
Bu pasif(!) direniş, her ne kadar erteleme ya da zaman kazanma ile tanımlanmış olsa da kesinlikle bir ayakta kalma mücadelesiydi. Penelope pasif değildi; destanın üzerine kurulduğu, tüm yapıyı ayakta tutan kişiydi. Penelope olmasaydı, Odysseus’un eve........
