Samsun'un takım elbiseli faytoncuları
Ancak Karadeniz’in o meşhur dalgalarından ziyade, ritmik bir şekilde ilerleyen bir fayton takıldı gözüme. Açıkçası, bu devirde fayton görmek insanda ya tuhaf bir nostalji hissi yaratıyor ya da haklı bir "Acaba atlara eziyet mi ediliyor?" kaygısını tetikliyor. Merakıma yenik düşüp gruptan ayrıldım ve o ağırbaşlı sürücünün yanına gittim. Sadece ayaküstü, sıradan bir "İşler nasıl usta?" sohbeti edeceğimi sanırken; o faytonun tekerleği beni meğer tıkır tıkır işleyen, onurlu bir ekmek kavgasının tam ortasına çekmiş.
Samsun Batı Park’ta, o denize paralel uzanan kusursuz düzlükte yankılanan nal seslerinin sadece turistik bir nostaljiden ibaret olduğunu sanıyorsanız, fena halde yanılıyorsunuz. Orada, tam 30 faytondan oluşan, kendi iç hiyerarşisi, kılık kıyafet yönetmeliği ve tıkır tıkır işleyen yazılı olmayan kanunları olan devasa bir mikro-ekonomi dönüyor.
Bu ekosistemin zirvesinde, camianın kendi arasında "Başkan" diye hitap ettiği Ahmet isimli faytoncu var. Hayatın adaletsiz yokuşlarını çoktan tırmanmış bir adam o; tam 12 yıl çocuk hasreti çektikten sonra nihayet bir kız babası olmanın getirdiği o ağırbaşlı, dingin sabırla yönetiyor süreci.
İşin matematiği gayet şeffaf ve net. Batı Park'ın o bitmek bilmeyen yokuşsuz, dümdüz asfaltında bir fayton........
