Bayramlar mı eskidi, bizler mi yaşlandık?
Eskiden bayramlar sadece birkaç gün süren dini tatiller değildi. Ruhumuzu yıkayan, kalbimizi birleştiren, insanı insan yapan değerlerin yeniden hatırlandığı zamanlardı. Küçük bir çocuğun mendiline iliştirilmiş bir harçlık, bir büyüğün elini öpmenin verdiği huzur, evlerde günler öncesinden başlayan temizlik ve hazırlık telaşı… Bunların her biri sadece gelenek değil, ruh sağlığımızı besleyen değerli anlar ve alışkanlıklardı.
Günümüzde insanlar yalnızca bayram yapıyorlar; oysa bir zamanlar bayram yaşatılırdı. Mahallenin zengini, bakkalın veresiye defterini gizlice kapatır, ailesiyle küs olanlar barıştırılır, çocuklar hediyelerle sevindirilirdi Birlik ve beraberlik ruhu bayramın özünü oluştururdu.
Şimdi ise bayram yaklaşınca birçok evin kapısında aynı yazı: “Evde yokuz.” Artık bayramlar, sosyal ilişkilerin değil, tatil planlarının zamanı haline geldi. Bayramı geçirmekten çok, kaçırmaktan korkan bir topluma dönüştük. Kalabalık sofralar yerine otel açık büfeleri, bayramlaşma yerine toplu mesajlar, sarılmalar yerine emojiler........
© Analiz
